Kıdem Tazminatı Nedir? Alma Şartları Nelerdir?

Kıdem tazminatı, iş kanununda en net ve en açıklayıcı anlatıma sahip maddelerden biridir. Üzerinde bir anlaşmazlık ve çelişki bulunamaması adına tüm yönleri ile ele alınmıştır. İş yaşamında iş gücünü satarak para kazanan işçinin uğradığı haksızlıklar arasında kıdem tazminatını alamadan işten çıkarılma önemli bir yer tutar. Bu işten çıkarmalar bazen haklı sebeplere dayalı olarak bazen de haksız sebeplerle gerçekleşir. Bir bu kadar yanlış uygulamada işten çıkaran işverenin kıdem tazminatı vermesi gerektiğini bilmemesinden ve işten çıkan işçinin de bu haktan habersiz olmasından kaynaklanmaktadır.

Kıdem tazminatı bu yönü ile bakıldığında geleceğe yönelik kayıplar oluşturan önemli konuların başında gelmektedir. Kıdem tazminatı almanın şartları dikkatli bir şekilde incelenmeli ve işçinin içinde bulunduğu senaryonun esaslarına göre kıdem tazminatı hakkında harekete geçilmelidir.

 

İşten Çıkarılanlar Hangi durumlarda Kıdem Tazminatı Alabilir?

İşçinin devam eden çalışma hayatı sırasında, işveren tarafından iş akdinin feshedilmesi 4857 sayılı kanuna göre kıdem tazminatını hak ettiğini ortaya koyar. Bu nokta da işçi, işletmede çalıştığı her yıl için toplam aylık tüm kazancının ve sosyal haklarının toplamı olan brüt ücreti üzerinden yıllık kıdem tazminatı ücreti tespit edilir. Sonrasında kıdem yılına göre çarpılan miktar, işçinin kazandığı kıdem tazminatı oranı ortaya koymaktadır.

İşveren, işçinin iş akdini feshederken mutlaka yazılı bir yol kullanmalıdır. Sözlü olan iş akdi fesihleri kanun karşısında geçerli değildir. Fakat işçi böyle bir durumla karşılaştığında, iş yerini terk etmeden önce iş akdinin hangi sebeple fesih edildiğini gösteren evrakı alması gerekir. Şayet evrak verilmeksizin işçinin iş yerinen uzaklaştırılması söz konusuysa, aynı gün işçi avukatı ile görüşüp izlenmesi gereken yolu vakit kaybetmeden tespit ettirmelidir.

Yapılan yazılı iş akdi fesihlerine ilişkin bildirimler, son derece anlaşılır ve yalın olmalıdır. Bu sayede işçi gerçek manada iş akdinin fesih edilmesini mümkün kılan nedeni öğrenecek ve bu nedene göre bir yol izleyecektir. Kıdem tazminatı almayı hak kazanan işçi buna ek olarak aşağıda ki haklarını da iş yerinden alma hakkına sahiptir.

  • İhbar tazminatı
  • Kıdem tazminatı
  • Biriken yıllık izin ücretleri
  • Çıkış gününe kadar olan çalışma ücreti
  • Fazla mesai ücretleri

Kıdem tazminatı almaya hak kazanan işçi bunlara ek olarak haklı fesih ile işten çıkarılmadıysa, İşsizlik maaşı da almaya hak kazanır. Kıdem tazminatları taksitlendirilmez ve işçiye tek seferde ödenir. Bu duruma istisna olan tek uygulama işçi ile işveren arasında taksitlendirme yapabilmedir. Fakat mahkeme bu konuda işçi ya da işveren üzerinde bir eylem ya da söylem geliştirmez. İşçinin kendi inisiyatifinde olan bir durumdur. Fakat taraflar bu yönde bir anlaşma yaparsa mutlaka kağıt üzerinde bunu sözleşme ile güvence altına almalıdır.

 

Kıdem Tazminatı Hesaplama?

Yukarı da söz ettiğimiz kıdem tazminatı hesaplamasını detaylı bir şekilde ele aldığımızda karşımıza ilk çıkan işçinin kıdem tazminatı kıdem yılına göre aldığıdır. Pratikte yapılan yanlış uygulamalardan biri de kıdem tazminatı hesaplarken, hesaplamayı son ay net maaş üzerinden yapmaktadır. Bu işçi için ortalama %40 kayıp anlamına gelir. Bu nokta da hesaplamanın nasıl ve hangi çarpana göre yapıldığını anlamanız için hukuki destek oldukça önemlidir.

 

Kıdem Tazminatını İçin Genel Şartlar

Kıdem tazminatı almak için bir takım şartların oluşmuş olması gerekmektedir. Bu şartları doğru bir şekilde anlayabilmemiz için öncelikli olarak iş dünyasının başına göz atmamız gerekiyor. Yeni düzenleme ile artık işverenler deneme süresi adı altında iki ay işçiyi ve performansını deneme hakkına sahip oluyor. Bu deneme süresi bittiği gün eğer işçinin iş çıkışı yapılmadıysa, artık işçiye yeni bir sözleşme sunulsa da sunulmasa da işçi kadrolu yani deneme süresini tamamlamış işçiye dönüşecektir.

Bu dönüşüm işçi için oldukça önemli hakların kazanımı anlamına gelir. 2 Aylık sürenin bitiminden itibaren en az 1 yıl çalışan her işçi eğer belirli iş sözleşmesi bir kez yapılmışsa mutlaka kıdem tazminatı alma şartlarından en önemlisini yerine getirmiş olacaktır. Kıdem tazminatı alma şartları arasında gösterebileceğim

  • Askerlik Görevi
  • Kadınların evlilik
  • Emeklilik
  • İş yerinde oluşan Sağlık sorunları
  • İşyerinde ahlak dışı ve art niyetli davranışlar

İşçinin kıdem tazminatı almasını mümkün kılan durumlardır. Ahlak dışı davranış ve taciz konusu ispat edilmelidir. Yine diğer ayrılma nedenleri de belgelerle kanıtlanmalıdır. Örneğin evliliğe bağlı işten ayrılan bir kadın, resmi nikahı yapıldığında evlilik cüzdanını işletmeye teslim etmek zorundadır.

 

İstifa Eden İşçinin Kıdem Tazminatı Alması Mümkün mü?

En sık itilafa düşülen konular arasında istifa eden işçilerin durumu gelmektedir. Çünkü pratikte yapılan ve şahsi uygulamalar kafa karıştırıcı olabilir. Örneğin işçisi ile özel bir bağı ya da işçisinden memnuniyeti varsa işveren istediği işçinin kıdem tazminatını haklı ya da haksız sebep aramaksızın ödeyebilir. Aynı işletme de iş veren başka bir işçinin kıdem tazminatını yine aynı koşullar altında ödemeyebilir. Söz gelimi borcu olduğu için kıdem tazminatına ihtiyaç duyan bir işçi kıdem tazminatını alıp yeniden işine dönebilirken, diğer işçi bu ayrıcalığa sahip olmayabilir. Bu nokta da işverene dava açma ve adil olma talebi yapılamaz.

İşveren sadece kanunda işçiye tanınmış hakların ödenmesinde bağlayıcı yasalar ile denetlenebilir. 1475 sayılı iş kanununun 14. Maddesi kıdem tazminatı şartlarını net bir şekilde ortaya koymaktadır. İşçi, eğer iş yerinen ayrılacaksa ve kıdem yılı en az 12 aydan fazlaysa, işçinin işverene önceden haber vermesi gerekir. Doğru zamanda yazılı olarak verilmeyen dilekçe iş verenin işçi hakkında ihbar tazminatı talebinde bulunmasına neden olabilir.

 

İşçinin İstifasını Haklı Kılan Şartlar

Haklı sebepler ile işten ayrılmak için yasalarla düzenlenen işçi iş veren ilişkisini etik değerler dışına iten hiçbir davranışın oluşmuş olması gerekir. Bu durumda işçinin kabul etmediği bu davranışlar karşısında şikayetini belirtmesi ve aynı davranışların devam etmesi durumunda haklı fesih hakkını kullanarak işten ayrılması ve kıdem tazminatını alması mümkündür.

Aşağıdaki sorunlara bağlı olarak işçinin haklı bir sebep göstermeden işten ayrılması da yasal hakları arasında yer alır.

  • İş ve işin yapılma şekline bağlı gelişen Sağlık sorunları
  • Ahlak ve iyi niyet kurallarının göz ardı edilmesi
  • Mobbing

Söz konusu konular kendi içinde oldukça geniş ele alınabilir. Zira bazı durumlarda işçiye karşı iki suç aynı anda işlenmiş olabilir. Her iki suçunda cezası ve tazminatı farklı olacağından bu tip uygulamalarda sorunu çözmek için mutlaka iş hukuku avukatından yardım almanız tavsiye edilmektedir.

Kıdem tazminatı alma şartları kişiye özel olabilir. Bir örnekle açıklamak gerekirse, işçi ile işveren arasında bir sorun olmasa da işçiler arasında yaşana bir sorun ve işverenin buna seyirci kalması, hem mobbing hem ahlak ve iyi niyet kuralların dışında kalmasına bağlı olarak dava edilebilirdir. Kişi bu nokta da kendi seçimini yapacaktır. İşçiye karşı işlenin 5 yıl dava açmaya uygun olduğu unutulmamalıdır. Fakat davayı sıcağı sıcağına açmak çok daha faydalı olacaktır.

Kıdem tazminatı ile ilgili detaylı bilgi almak için Kıdem Tazminatı Avukatı sayfamıza gözatın.

Boşanma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Boşanma Dilekçesi Nedir?

Boşanma dilekçesi, boşanma kararı alan çiftlerin ilk adımı olarak düşünülebilir. Boşanma sürecine ilişkin tüm talepler bu dilekçe de yer almaktadır. Boşanma dilekçesi; Anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma dilekçesi olmak üzere iki çeşitte yazılmaktadır.

İçinde bulunduğunuz senaryoya uygun olan dilekçe türüne göre yazımı yapmanız uygun olacak ve mahkeme sürecini hızlandıracaktır. Eğer çiftler kendi aralarında boşanmayı kararlaştırmış ve çocukların velayetini, mal paylaşımını buna ek olarak tazminat durumunu kararlaştırmışsa söz konusu çiftlerin anlaşmalı boşanma dilekçesi yazması gerekmektedir.

Çekişmeli boşanma dilekçesinde ise; Çiftlerden boşanmak isteyen taraf dilekçeyi kendi içinde bulunduğu senaryoya uygun olarak doldurmakta ve dilekçesinde yazdığı tüm kusurları yargı önünde ispatlamakla mükelleftir. Bu nedenle anlaşmalı ya da çekişmeli dilekçe yazarken mutlaka hukuki destek almak önemlidir.

 

Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi

Anlaşmalı boşanma dilekçesi, daha önce de belirttiğimiz üzere çiftlerin kendi aralarında anlaşması sonucu yazılan dilekçe türüdür. Anlaşmalı boşanma türünde söz konusu anlaşma maddeleri yer almamalıdır. Boşanma protokolü olarak da bilinen, anlaşmanın detayları hakkında mahkemeye bilgi veren belge boşanma dilekçesinden ayrı yazılmalıdır. Bu sayede anlaşmalı boşanma dilekçesine ek sunulan anlaşmalı boşanma protokolünü inceleyen yüksek mahkeme gerekli gördüğü durumlarda düzeltmeler yaparak boşanmayı kısa sürede gerçekleştirecektir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde her türlü anlaşma yer alabilir. Örneğin 3 ay sonra 30 bin lira ödemeyi kabul ediyorum. Gibi bir madde koyma hakkına sahip olan çiftlerden biri bir bakıma senet imzalamış durumdadır. Bu nedenle anlık kızgınlık ya da hırs ile boşanma dilekçesi yazmamak ve hukuki destek alarak bu adımları gerçekleştirmek son derece önemlidir.

 

Çekişmeli Boşanma Dilekçesi

Çekişmeli boşanma dilekçesi; Çekişmeli boşanma dilekçesinin tam tersi olarak içinde onlarca farklı ayrıntı barındırabilir. Bu ayrıntı da davacının davalıya isnat ettiği tüm suçlamalar yer almalıdır. Talepler ve istekler boşanma dilekçesinde yer almaz. Mahkemeye ayrıca sunulur. Yüksek mahkeme talep edilenlere karşın adil bir karar vererek boşanmayı gerçekleştirir.

Boşanma davaları çekişmeli olduğu durumlarda 1,2 yıl arasında sürebilmektedir. Bu nedenle yine anlaşmalı boşanma davasında olduğu gibi hukuki yardım alarak söz konusu zamanda her gelişme profesyonelce ele alınmalıdır. Örneğin eşinin çalışmadığını iddia eden diğer eş, suçlamaya konu olan dönemde düştüğü geçim sıkıntısını belgelendirmelidir. Bu nokta da avukat varsa ev sahibinden kira ödemesine ilişkin makbuzu talep ederek şayet varsa ödenmemiş makbuz yanıtını almaya hak sahibidir. Bu makbuz boşanmak isteyen eşin haklılığını ortaya çıkartmaktadır.

Fakat aynı durumda kendi savunmasını yapmak isteyen eş aynı makbuzu ev sahibinden isteyeme yetkili değildir. Ayrıca yaptırım gücü de bulunmamaktadır. Boşanma dilekçesi yazarken ve çekişmeli boşanma davasına ilişkin bir yola girerken bu hususlar dikkatli bir şekilde ele alınmalıdır.

 

Boşanma Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Sık karşılaşılan sorular arasında yer alan; Boşanma dilekçesi nasıl yazılır? Sorusunun cevabı öncelikli olarak boşanma türüne göre yazılacağıdır. Sonrasında boşanma türüne bağlı işlenen dilekçenin içeriği hakkında giriş gelişme sonucu olan bir dilekçe yazılmalıdır.

Boşanma dilekçesinde mutlaka yer alması gereken noktaları şu şekilde sıralayabilir;

  • Dilekçede boşanma isteğine sebepler yazılmalıdır.
  • Talep edilen tedbirler yazılmalıdır.
  • Tazminat talepleri olan maddi ve manevi koşullar yazılmalıdır.
  • Delillere ilişkin bilgiler dilekçede yer almalıdır.

Yazılan dilekçenin davanın seyrini doğrudan etkileyeceği unutulmamalı ve dilekçe de önem gösteren her konu titizlikle seçilerek dilekçeye eklenmelidir. Bu nokta da Aile hukuku avukatı ile iletişim kurmak ve dilekçe konusunda destek almak en doğru seçim olacaktır.

Aldatma Nedenine Bağlı Boşanma Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Aldatma nedeniyle boşanma dilekçesi, durumu itibari ile zina konusunu da kapsaya bilmektedir. Bu nedenle yazılan dilekçe de olay hakkında net ve çelişkisiz bilgiler vermek çok önemlidir. Bu bilgiler, aldatmanın ne zaman gerçekleştiği, aldatılan eşin ne zaman öğrendiği, aldatmaya kanıt olan bir delilin olup olmadığı ve aldatmaya şahit olan tanıkların varlığı ve atıfta bulunulması atlanmamalıdır.

Aldatma nedeni ile açılacak boşanma davalarında 6 ay içinde açılmayan davalar 6 ay sonra geçerli sebep olmaktan çıkmaktadır. Buna ek olarak şayet aldatma 6 aydan eski bir tarihe sahipse, olay affetme kapsamına girer ve aynı suç hem affedilip hem de dava edilmez. Bu durumda 6 aydan eski olan aldatmalar için boşanma davası açma yolu kapalıdır.

Aldatma nedenine bağlı olarak açılan boşanma davalarında kanıt olarak gösterilebilen konuları şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Mesajlar
  • Fotoğraflar
  • Videolar
  • Otel kayıtları
  • Bina giriş çıkış saatleri
  • Bina kamerasındaki görüntüler
  • Kredi kartı harcamaları

Aldatmaya bağlı boşanma talebi için kanıt niteliği taşıyan durumlardır.

Şiddetli Geçimsizlik Sebebi ile Boşanma Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Eşler arasında sık görülen boşanma sebeplerinden biri de şiddetli geçimsizliktir. Şiddetli geçimsizlik sebebi ile boşanma davası açılırken, Temel alınan nokta TMK da evlilik birliğinin temelinden sarsılması olarak belirlenmiştir. Anlaşmalı boşanma yolu ile de sonlandırılabilecek olan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına bağlı boşanma talebi, çekişmeli davaya dönüştürülerek de çözüme kavuşabilir. Bu dava türünde davayı açanın dava edilenden daha kusurlu olduğu durumlarda, dava açılan eş boşanma talebinin kabul etmeyebilir.

Şiddetli geçimsizlikten kaynaklı boşanma davası açarken ihtiyaç duyulan belgelerden biri, boşanma dilekçesidir. Dilekçe de yer alması gereken konuları şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Evliliği temelinden sarsan olaylar nedir?
  • Eşlerin bu olaylara karşı takındığı tutumlar nedir?
  • Ortak hayatı sürdürülemez yapan konular nelerdir?
  • Anlaşmalı boşanma olacaksa, 1 yılı doldurulduğu belirtilmelidir.

Boşanma Davası Dilekçesi Nereye Verilir?

Boşanma davası dilekçesi, mahkemeye teslim edilmelidir. Dilekçeye ek olan protokol ve delillerle birlikte mahkemeye teslim edilecek olan dilekçe ikametgah adresine en yakın aile mahkemesine sunulmalıdır. Eğer yaşanılan adreste aile mahkemesi yok ise o zaman dilekçenin asliye hukuk mahkemesinde bir sakınca yoktur.

Boşanma Dilekçesi Ücreti ne kadar?

Boşanma dilekçesi ücreti, eğer avukat yardımı alınacaksa gerekli olur. Eğer avukat yardımı alınmayacaksa dilekçe ücreti ödemek gerekmeyecektir. Fakat hukuki işlemlerin bazen karmaşıklaşabildiği göz önünde bulundurularak dava dilekçesinin bir avukat ile hazırlanması büyük fark yaratacaktır.

Zira boşanma sürecinde ortaya çıkacak olan, çocukların velayet ve nafaka durumları, mal paylaşımı, çocuklarla ortak zaman geçirme, gibi son derece kritik hakların alınabilmesi için hukuki destek alarak hukukun çizdiği çerçeve içinde söz konusu dilekçenin işlenmesi büyük önem taşır. Boşanma dilekçesi ücretsiz olsa da, mahkemeye başvurmak ücretlidir. Her yıl güncellenen ücretler olsa da ortalama 500-700 Lira arasında bir bedelin geri alınmak koşulu ile mahkemeye ödenmesi gerekmektedir.

Mahkemeye ödenmesi gereken ücret ödenmediği durumda, dava işleme alınmayacaktır. Ödenmesi gereken ücret yarım yada eksik yatırıldığında hakim davacıya ek süre tanıyarak ücreti tamamlaması için olanak sağlar. Yine bu süreç içinde ödenmeyen dava ücretlerinden sonra, dava askıya alınır ve ücret ödenip dilekçe yenileninceye kadar yok hükmünde sayılır. Bu koşullar altında mevcut evlilik sürmeye devam etmiş olarak kabul edilecektir. Eğer varsa bir aldatma, geçen zaman içinde ücret ödenememesine bağlı olarak affedilmiş kusur olarak kabul görebilmektedir. Tüm bu teknik ayrıntılar arasında kaybolmamak adına aile avukatı ile görüşmek en doğru seçimdir.

Sizde boşanma davaları ile ilgili detaylı bilgi almak için Boşanma Avukatı sayfamıza gözatın.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Olmalıdır?

Boşanmak üzere olan çiftlerin en merak ettiği konulardan birisi boşanmada mal paylaşımıdır. Zira boşanma sürecinde yaşanan en büyük sıkıntılardan birisidir. Evlilikte birlikte elde edilen mallar ve diğer varlıkların paylaşılması noktasında anlaşmazlıkların yaşanması muhtemeldir. Dolayısıyla hukuki zemin çerçevesinde çiftlerin nasıl mal paylaşımı yapacağını ve var olan malların nasıl paylaştırılacağı soruları cevaplanmalıdır.

Devamını Oku

İşe İade Davası Hangi Durumlarda Açılabilir?

işe iade davası hangi durumlarda açılabilir?

İşe iade davası, işverenin haksız fesih yaptığı durumlarda açılır. Geçerli bir sebebe dayanmayan keyfi denebilecek bu uygulama ile işten çıkartılan çalışanın işe iade davası açma hakkı bulunmaktadır. İş kanununda yer alan düzenleme ile bir takım koşullara bağlı olarak işçiler için işe iade davası açma hakkı tanımıştır.

İş Kanunu’nun 18/1. maddesinde;

‘’Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.(Ek cümle: 6552 – 10.9.2014 / m.2) “Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz.”

İş akdinin geçerli bir sebebe dayanmaksızın feshedilemeyeceği belirtilmektedir. Uyuşmazlık durumunda işçinin işe iade davası açmasının önünde bir engel bulunmamaktadır.

Devamını Oku

İhbar Tazminatı Nedir?

ihbar tazminatı nedir şartları nelerdir?

İhbar Tazminatı, iş kanununda yer alan, belirli ya da belirsiz süreli veya sürekli nitelikli iş sözleşmeleri gereğince; İş sözleşmesini ihbar süresini beklemeden feshedenler ve haklı bir nedene sahip olmaksızın sözleşmeyi tek taraflı feshedenlerin ödemek zorunda olduğu tazminattır.

Devamını Oku

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

boşanma davası nasıl açılır

Boşanma davasının açılışı, davanın türüne göre değişiklik göstermektedir. Anlaşmalı boşanma davasında farklı, çekişmeli boşanma davası ile farkı yollar izlenmektedir. İki dava türünü ortak kılan nokta, davaların aile mahkemesine başvurarak açılmalarıdır. Taraflardan biri ya da anlaşarak ikisi, boşanma dava dilekçesini, nüfus cüzdan fotokopisini ve anlaşmalı boşanmalarda anlaşma protokolünü alarak dava açabilir.

Boşanma davası açmak isteyen çiftler, son 6 ay içinde yaşadıkları bölge deki mahkemeye boşanma davası için başvurması gerekmektedir.

Devamını Oku

Anlaşmalı Boşanma Davası Süreci Nasıl İşler?

anlaşmalı boşanma davası nasıl işler

Evlilik birliğine son noktayı koymak isteyen eşlerin seçecekleri yollardan biri de “Anlaşmalı boşanmadır” Anlaşmalı boşanma davasının görülebilmesi için ilk koşul, İki eşin kendi aralarında;

  • Mali konuları
  • Çocukların Velayet konusunu

Çözüme kavuşturmuş olması gerekmektedir. Sonrasında Hâkim onayına sunulan anlaşmanın durumuna bakan hâkim davanın seyrine karar verecektir. Açılan boşanma davasında anlaşmanın incelenmesini inceleyen hâkim anlaşmanın geçerli olup olmayacağına karar verir.

Son dönemde boşanma oranlarında yaşanan artış, toplumun yaşadığı değişimin en önemli habercisidir. Buna kadının özgürleşmesi ve bireysel mutluluğun aranmasına olan eğilim önemli bir dayanak oluşturmaktadır.

Devamını Oku