Tapu İptal ve Tescil Davası

tapu iptal ve tescil davası

Tapu iptali ve tescili davası, kanuna aykırı veya usulsüz şekilde düzenlendiği iddia edilen tapu kayının hukuka uygun hale getirilmesi için açılan dava türüdür. Tapu iptal ve tescil davası temel haklardan olan mülkiyet hakkı ile ilgili olduğundan kesin hüküm verilmeden icra hükmü gerçekleşmez. Tapu İptal ve tescil davası mülkiyet haklarının korunması gereği önemi büyük olan davalardandır. Mülkiyet hakkı ülkemizde temel haklardan olup Anayasayla da koruma atına alışmıştır. Ayrıca mülkiyet hakkı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 Nolu Ek Protokol ile de koruma ve uluslararası hukukun denetimi altına alınmış bir haktır. AİHM, her devletin vatandaşlarının mülkiyet hakkını korumakla görevli, olduğunu vurgulamıştır. Eğer kişinin mülkiyet hakkı korunamadıysa öncelikle iç hukuk yolları tüketilmelidir. İlk derece mahkemesi, istinaf ve dava türüne göre temyiz aşamalarından geçtikten sonra mülkiyet hakkı ihlali hala ortadan kalkmadıysa bireysel başvuru ile Anayasa Mahkemesine başvuru yapılabilir. Buradan da bir sonuç alınamadığı takdirde kişi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine insan hakları ihlali iddiasıyla başvurabilir.

Tapu İptal ve Tescil Davasını Kimler Açabilir, Dava Süreci Nasıl İşler?

Tapu kayıtları aleni olduğu için ilgili olan herkes bu kayıtları inceleyebilir. Kayıtlarda kanuna aykırı bir durumun varlığı halinde bundan çıkarı olan her kişi tapu iptal davası açabilir. Ancak tapu iptal davası açıldığında bir taşınmazın tapusunu iptal ettirmek kişiye bir menfaat getirmez. Çünkü tapu iptali halinde malik hanesi boş kalır. Bu durumda tapu iptal davalarını tapu iptal ve tescil davası olarak açmak gereklidir. Dolayısıyla hak sahibi kimse tescil talebi de onun adına yapılmalıdır.

Tapu iptal ve tescil davaları kayıt malikine karşı açılır. Kayıt maliki ölmüş ise mirasçılarına karşı dava açılabilir. Bu noktada mirasçıların mirası reddetmemiş olması gerekir.

Tapu iptal ve tescili davası diğer gayrimenkul davarlında olduğu gibi mülkün bulunduğu yerde açılır. Taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye hukuk mahkemesi kesin yetkili mahkemedir. Tapu iptal ve tescil davasında, taşınmaz mülkün kayıtlı bilgileri, arazi bilgileri, olayın hukuki boyutları ve yapılan kanuna aykırı işlemler dilekçede açıkça belirtilmelidir. Tapu kayıtlarının orjinali de dava dosyasına eklenmelidir. Tapu iptali davasında hangi hususlarda bilirkişi incelemesi talep edildiği, keşif işleminde nelere dikkat edilmesi gerektiği de ayrıntılarıyla belirtilmelidir. Tapu iptal ve tescil davası oldukça çok detay gerektiren, kapsamlı ve her aşamasında başka bir usulün uygulanabildiği ve hata kabul etmeyen dava türüdür. Bu davalarda alanında uzman bir avukattan hukuki destek alarak sürecin hem daha kısa hem de daha kolay geçmesini sağlamış olursunuz.

 

Tapu İptal ve Tescil Davası Neden Açılır?

Tapu iptal ve tescil davası eşya hukukunun en güncel ve önemli konularından biridir ve birçok nedenle bu konuda dava açılabilir. 

-hukuki ehliyetsizlik nedeniyle,

aile konutu uyuşmazlığı nedeniyle

-kişiye verilmiş vekâletin kötüye kullanımından dolayı,

-imar hukukundan kaynaklı uyuşmazlıklarda,

-kadastro ölçüm hataları nedeniyle,

-önalım hakkı nedeniyle,

-sahte vekâletname ile taşınmaz devrinin iptali nedeniyle,

-zilyetlik nedeniyle,

-mirastan mal kaçırma amacıyla gerçekte bağış yapılmadığı halde tapuda satış gibi gösterilen işlemin iptali için,

-sınır uyuşmazlıkları sebebiyle,

-miktar fazlalıkları veya eksiklikleri nedeniyle,

-bir başkasının adına tescil edilmiş tapu kaydının gerçek olmaması nedeniyle,

-zeminde kullanılan yer ile tapuda kayıtlı parselin uyuşmaz olması nedeniyle,

-çeşitli teknik hatalar nedeniyle,

-Kıyı kanunu, Orman kanunu vs gibi mevzuatlara aykırı olması nedeniyle,

-ölünceye kadar bakma sözleşmesi sebebiyle,

-kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle,

-yolsuz tescil nedeniyle tapu iptal ve tescili davası açılabilir.

 

Tapu İptal ve Tescil Davasında zamanaşımı süresi hukuki sebep ve kanuna göre değişkenlik göstermekle birlikte genel olarak 10 yıldır. Kadastrodan kaynaklı tapu iptal ve tescil davaları için de zamanaşımı süresi 10 yıl olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte bazı tapu iptal ve tescil davaları bu durumdan istisnadır. Örneğin yolsuz tescil ve muvazaa(mal kaçırma) sebebiyle açılan tapu iptal ve tescil davası, herhangi bir hak düşürücü süreye veya zamanaşımına bağlı değildir. Aradan 20 yıl geçtikten sonra yolsuz tescil nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davası ilgili bölgenin Asliye Hukuk Mahkemesinde görülecek ve karara bağlanacaktır. Bu konuda Yargıtayın ilgili dairelerin kararları mevcut olup çeşitli içtihatlarla da şekillenmiştir.

Tapu iptal ve tescil davasında her olay birbirinden ayrı detaylar içeren karmaşık hukuki süreçlerdir. Dolayısıyla her dava kendi içerisinde detaylarıyla incelenmeli ve en uygun hukuki yol çizilmelidir. Bu noktada büromuzun uzman avukatları tarafından profesyonel hukuki destek alarak olumlu sonuçları garanti etmiş olursunuz.

Tapu iptal ve tescil davasında öncelikle mülkün bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde dilekçe verilerek dava açılır. Mahkeme dilekçede eksiklik olmaması halinde davalıya tebliğ yapar, ardından tarafların ikinci dilekçelerini sunma hakları vardır. Mahkeme ilgili tapu kayıtlarını inceler ve hukuka aykırı bir durum olup olmadığının tespitin yapar. Bu aşamada davacı ve davalı taraflar ile şahitleri dinlenir. Ardından gerek görüldüğü takdirde keşif ve bilirkişi incelemeleri yapılır. Bilirkişi raporu istenir ve nihai karar bu rapor alındıktan sonra verilir. Davacı taraf mağduriyetini somut belgelerle çok açık bir şekilde mahkemeye anlatmalıdır. Aynı şekilde davalı taraf da haklı olduğunu düşünüyorsa somut belgelerle net bir biçimde mahkemeye bunu ispatlamalıdır. Bu noktada uzman bir avukattan yardım alınması süreci hem kolaylaştıracak hem de lehinize çevirecektir. Ayrıca tapu iptali ve tescil davasının kaybedilmesi durumunda ödenecek harç miktarları da son derece yüksek olmaktadır. Bu nedenle tapu konusunda uzman bir avukattan hukuki danışmanlık almak yararınıza olacaktır. Büro avukatlarımız sizlere tapu iptali ve tescili davalarında gerekli hukuki desteği sağlamanın yanında, müvekkillerle güven temelinde iş ortaklığı yaparak hizmetlerini müvekkillerin değişen ihtiyaçları çerçevesinde geliştirerek kaliteli hizmet sunmaktadır.

Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir