Ücreti Zamanında Ödenmeyen İşçinin Hakları Nelerdir?

Ücret, belli bir çalışma karşılığında işi yapan kişiye işveren veya işvereni temsilen üçüncü kişiler tarafından ödenen para anlamını taşır. İş kanunun 32 maddesinde açıkça belirtilen ücretlerin ödenmemesi veya geç ödenmesi halinde çalışanlara bazı haklar tanınmış bulunmaktadır. Yasaya göre işveren ve işçi arasında iş sözleşmesi hükümlerine göre ücret, prim, ikramiye adıyla verilmesi taahhüt edilen ödemeler 10 kişi ve üzerinde işçi çalıştıran iş yerlerinde banka hesaplarına en geç ayda bir ödenmelidir. Ancak ödeme süresi karşılıklı anlaşmalara bağlı olmak kaydıyla haftalık veya 15 günlük periyotlarla da ödenebilmektedir.

İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleriyle belirlenen ücretler, iş süresi bitiminde veya iş akdinin haklı sebeplerle fesih edilmesi halinde para ile ölçülmesi mümkün olan menfaatlerin işveren tarafından eksiksiz olarak ödenmesi zorunlu kılınmıştır. Günümüzde geçerli olan iş kanununa göre ücreti ödenmeyen işçilere tanınan haklar,

  • İş akdini tek taraflı fesih ederek kıdem tazminatı ve diğer haklarını talep etme hakkı
  • Ödeme süresinin 20 günü geçmesi halinde iş görme borcunu yerine getirmeme hakkı
  • İşveren maaşını geç ödediği çalışanını işten çıkarmaz, yapmış olduğu işi başka birine yaptıramaz
  • Gününde ödenmeyen tüm ödemeler, günün en yüksek faiz oranı baz alınarak ödenir.
  • Maaşını alamayan işçinin iş görmekten kaçınması grev olarak değerlendirilemez.

Ücretin Zamanında Ödenmemesi

İş kanunu, işverenin çalışan işçilerin hak edişlerini her ayın başında ödemesini zorunlu kılmıştır. Ücretin ödenme gününden sonraki 20 gün içerisinde ödenmeyen ücretler, zamanında ödenmeyen hak ediş anlamını taşır. Bu konuda işverene tanından tek istisnai durum mücbir sebepler başlığı altında toplanan, sel, yangın, deprem, hastalık gibi durumlardır. Bu tür hallerin dışında her hangi bir mazerete dayalı olarak işveren ödemeleri geciktiremez.

Mücbir haller başlığı altında toplanan sebepler işverenin iradesi dışında gelişen olaylardır. Bunun dışında ödemelerin 20 günü aşan sürelerde yapılması hukuka ve iş kanunlarına aykırı hareket etmek anlamına gelir. Bu tür bir durumla karşılaşan işçiler dilerlerse 21. Gün sonunda hizmet akdini tek taraflı fesih ederek tazminatlarını da almak kaydıyla işten ayrılabilir.

 

İş Akdinin Feshi

4857 sayılı iş kanununun 24’üncü maddesinde yer alan hüküm gereğince işçi ücretleri sözleşme şartları veya kanunda yer alan esaslara göre hesap edilmediği veya ödenmediği takdirde, işçinin iş akdini tek taraflı olarak feshedebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu sebeple işverenin öne süreceği herhangi bir sebep istisna tutulmaksızın ücretlerin zamanında ödenmesi zorunlu kılınmıştır. İşveren tarafından kısa süreli olmakla birlikte 20 günü geçen geç ödemelerde işçinin iş akdini bildirimsiz fesih etmeye ve tazminat talep etmeye hakkı vardır.

Aylık ücret gibi dönemsel ödemelerin dışında işveren tarafından iş sözleşmesinde taahhüt edilmiş bulunan bayram ikramiyeleri, fazla mesai, genel tatil ücretleri vb. gibi ödemelerin aksatılması veya ödenmemesi gibi durumlarda da çalışan tek taraflı olarak iş akdini feshedebilme hakkına sahiptir. 4857 sayılı kanun ücretin geç ödenmesi sonrasında içinin iş akdini fesih edebilme hakkı ile ilgili durumu açıkça ortaya koymaktadır. İş Kanunu 26. Maddesi uyarınca işçi derhal fesih hakkını 6 gün içerisinde kullanmak zorundadır. 20 gün içerisinde ücreti ödenmeyen işçi, takip eden 6 gün içerisinde fesih ile ilgili kararını işverene bildirmek zorundadır. İşçi iş karşılığı alması gereken ödemeyi alamamış ve bunun karşılığında iş akdinin feshi yönünde karar vermişse, ihbar süresinde çalışma zorunluluğu da yoktur. Bu durumda ihbar süresi beklenmeden işçi tüm hakları saklı kalmak kaydıyla işten ayrılabilmektedir.

 

İş Görme Borcunun Yerine Getirilmemesi

İş kanunu 34. Maddesinde yer alan ‘’ ücretin gününde ödenmemesi’’ durumu oluştuğunda işçilere iş akdini fesih etme hakkının yanı sıra, iş görme borcunu yerine getirmeme hakkı da tanınmış bulunmaktadır. Bu tür durumlarda işçi bireysel kararına dayalı olarak iş görme borcunu yerine getirmemesi iş yerinde sayısal bir nitelik kazansa dahi, işçilerin aynı sebebe bağlı olarak hep bir arada iş görme borçlarını yerine getirmemeleri eylemi grev olarak değerlendirilmeyecektir. Bu sebebe bağlı olarak işçilerin iş akitleri feshedilemez ve yerlerine yeni işçi alınamaz. Bunun yanı sıra iş görme borcunu maaşlarının geç ödenmesi sebebiyle yerine getirmeyen işçilerin yaptığı işler başka kişilere yaptırılamaz.

Ücreti gereken zamanda ödenmediği için iş görme borcunu yerine getirmeyen işçinin çalışmadığı sürelerin ücretinin ödenip ödenmeyeceğine dair Yargıtay kararları mevcuttur. B   u kararlardan biri olan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2004/ 13259E, 2005/3782 K, 10.02.2005 T sayılı kararda bu konu şu şeklide özetlenmektedir. ‘’ davacı ücretinin ödenme gününden itibaren 20 gün içerisinde ödenmemesi sebebiyle iş görme borcunu yerine getirmekten 60 gün süreyle kaçındığını, çalışmadığı bu sürenin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İşçinin ücretinin 20 gün içerisinde mücbir bir neden dışında ödenmemesi halinde iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu süre içerisinde ücret ödenmesi uygulaması yapılacağı yasa tasarısında düzenlendiği halde, TBMM’deki görüşmeler sırasında bu düzenleme yasa metninden çıkarılmış ve bu suretle Yasama organı boşta geçen bu sürede ücret istenemeyeceğine dair iradesini açıkça ortaya koymuştur. 34. Maddenin bu düzenlemesine göre işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçındığı bu sürenin ücretini işverenden talep etmesi mümkün değildir. Zira işçinin çalışmaması kendi iradesi ile oluşmuştur. Açıklanan bu sebeplerle davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü hatalıdır.

Ücretin geç ödenmesi veya ödenmemesi gibi bir durum sebebiyle işçi iş akdini haklı olarak feshetmekle birlikte varsa sadece kıdem tazminatını almaya hak kazanabilmekte, ihbar tazminatı hakkı ise bulunmamaktadır.

 

Hangi Ücretlerin Ödenmemesi Fesih Sebebi Sayılabilir?

4857 sayılı iş kanunun 24 maddesinin (II)-e numaralı bendinde ücret konusu hususu Yargıtay tarafından oldukça geniş bir şekilde yorumlanmaktadır. Buna göre, 24. Maddenin (II) numaralı e bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, fazla mesai, giyecek yardımı, genel tatil, hafta tatili gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkânı bulunmaktadır. Yine aynı doğrultuda Yargıtay kararlarına göre, ‘’ bireysel veya toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ayni yardımların yerine getirilmemesi de ( erzak ve kömür yardımı vb.) bu madde kapsamında değerlendirilmeli ve işçinin haklı fesih hakkı bulunduğu kabul edilmelidir. ( Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2014/ 10559E ve 2014/16142K   )

Yargıtay tarafından verilen bu kararda da görüleceği üzere ikramiye ve prim alacaklarının gününde veya hiç ödenmemesi hali de işçiye haklı fesih hakkı kazandırmaktadır. Yine aynı doğrultuda verilen kararlar gereğince, işçinin ikramiye ve prim alacaklarının 20 gün veya daha fazla süreyle ödenmemiş olması durumunda işçinin iş görme zorunluluğundan da kaçınma hakkının mevcut olduğu görülmektedir. Ücret konusunun dışında olmasına karşın, işçinin sigorta primlerinin hiç yatırılmamış olması veya eksik yatırılması da işçiye haklı fesih hakkı tanımaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, işçinin fesih hakkını kanunun tanıdığı süre içerisinde yapmak olmalıdır. Aksi takdirde kazanılmış hakların kaybedilmesi söz konusu olacaktır.

Daha fazla bilgi almak için hemen bizi arayın veya İş Hukuku Avukatı sayfamızı ziyaret edin.

Click to rate this post!
[Total: 2 Average: 5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir