Zorla Getirme Kararı (İhzar) Nedir?
Zorla getirme kararı, uygulamada eski adıyla ihzar ya da ihzar müzekkeresi olarak da bilinen bir ceza muhakemesi işlemidir: Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından usulüne uygun çağrıldığı hâlde gelmeyen ya da hakkında tutuklama kararı veya yakalama emri için yeterli neden bulunan şüpheli veya sanığın, kolluk eliyle çağıran makamın önüne götürülmesine karar verilmesidir. Bu kararın koşulları, içeriği ve uygulanma biçimi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 146. maddesinde düzenlenir. Aynı madde, çağrıya rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi hakkında da zorla getirme kararı verilebilmesine imkân tanır.
İhzar ve zorla getirme aynı şey midir?
Evet. İhzar, 1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu döneminden kalan terimdir. O kanunun 133. maddesi “Maznunun ihzarı” başlığını taşır ve hakkında tevkif müzekkeresi kesilmesi için kâfi sebepler bulunan maznunun ihzarının emredilebileceğini, ihzar müzekkeresinin maznunun açıkça kim olduğunu, şeklini, kendisine atfedilen suçu ve zorla getirilmesi sebeplerini içereceğini söyler. Aynı kanunun 229. maddesi de mahkemenin maznunun ihzar veya tevkif müzekkeresiyle zorla getirilmesine her vakit karar verebileceğini düzenler.
2005 yılında yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK bu kurumu korudu, ancak dilini sadeleştirdi. Kanun “ihzar müzekkeresi” yerine “zorla getirme kararı”, “maznun” yerine “şüpheli veya sanık”, “tevkif müzekkeresi” yerine “tutuklama kararı” ifadelerini kullanır. Dolayısıyla bir dosyada “ihzar” ya da “zorla getirme” sözcüklerinden hangisini görürseniz görün, aynı usul işlemi söz konusudur. Günümüzde geçerli olan düzenleme CMK 146. maddesidir; 146. maddenin başlığı 2006 yılında 5560 sayılı Kanunla “Şüpheli veya sanığın zorla getirilmesi” iken “Zorla getirme” olarak değiştirilmiştir.
Zorla getirme kararı hangi hâllerde verilir?
CMK 146. maddenin birinci fıkrasına göre iki ayrı durumda şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir:
- Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan şüpheli veya sanık.
- CMK 145. maddeye göre davetiye ile çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli veya sanık.
İkinci hâl için önce usulüne uygun bir çağrı yapılmış olması gerekir. CMK 145. madde, ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişinin davetiye ile çağrılacağını, davetiyede çağrılma nedeninin açıkça belirtileceğini ve gelmezse zorla getirileceğinin yazılacağını öngörür. Bu nedenle size ulaşan bir davetiyede “gelmediğiniz takdirde zorla getirileceğiniz” uyarısı yer alıyorsa, bu ifade kanunun aradığı bir unsurdur ve çağrıya uyulmaması hâlinde 146. maddenin işletileceğini gösterir. İfadeye çağrılan kişinin hak ve yükümlülüklerini ifadeye çağrılan kişinin hakları yazımızda ayrıca ele aldık.
Kovuşturma aşamasında ise CMK 193. madde, kanunun ayrık tuttuğu hâller dışında hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmayacağını ve gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verileceğini belirtir. CMK 199. madde de mahkemenin, sanığın hazır bulunmasına ve zorla getirme kararı veya yakalama emriyle getirilmesine her zaman karar verebileceğini düzenler.
Kararda hangi bilgiler bulunur?
CMK 146. maddenin ikinci fıkrası uyarınca zorla getirme kararı şu unsurları içerir:
- Şüpheli veya sanığın açıkça kim olduğu.
- Kendisiyle ilgili suç.
- Gerektiğinde eşkâli.
- Zorla getirilmesinin nedenleri.
Üçüncü fıkraya göre kararın bir örneği şüpheli veya sanığa verilir. Bu, 1412 sayılı eski kanunun 133. maddesinde 1973 yılında eklenen “ihzar müzekkeresinin bir sureti sanığa verilir” kuralının devamıdır. Kararın yerine getirilememesi hâlinde ise bunun nedenleri, altıncı fıkra gereğince köy veya mahalle muhtarı ile kolluk görevlisinin birlikte imzalayacakları bir tutanakla saptanır.
Zorla getirme nasıl uygulanır ve ne kadar sürer?
Zorla getirme kararını kolluk yerine getirir. CMK 146. maddenin dördüncü fıkrasına göre zorla getirme kararı ile çağrılan şüpheli veya sanık derhal, buna olanak bulunmadığında ise yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve sorguya çekilir ya da ifadesi alınır. Beşinci fıkra uyarınca zorla getirme, bunun için haklı görülecek bir zamanda başlar ve sorguya çekilmenin veya ifade almanın sonuna kadar devam eder. Bu düzenleme, işlemin amacının kişiyi ifadesinin alınacağı makamın önüne çıkarmak olduğunu ve ifade ya da sorgu tamamlandığında zorla getirmenin sona erdiğini gösterir.
Kolluğun bu karar kapsamındaki yetkileri başka mevzuatta da yer alır. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu 4/A maddesi, polisin hakkında yakalama emri ya da zorla getirme kararı verilmiş olan kişileri tespit etmek amacıyla kişileri durdurup kimlik sorabileceğini düzenler; aynı kanunun zor ve silah kullanmaya ilişkin 16. maddesinde de hakkında zorla getirme kararı verilmiş kişiler sayılmaktadır. Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği 8. maddesine göre hakkında zorla getirme kararı bulunan kişi yakalandığında üstünde, yakalanması amacıyla konutunda, işyerinde, yerleşim yerinde, bunların eklentilerinde ve aracında yapılacak aramada ayrıca bir arama emri ya da kararı aranmaz. Yönetmeliğin 30. maddesi ise bu aramalarda sadece yakalanacak kişiyle ilişkili işlemlerin yapılabileceğini, o yerde bulunan diğer kişiler hakkında ayrıca karar verilmemişse arama yapılamayacağını belirtir.
Tanık, mağdur ve bilirkişi için zorla getirme
CMK 146. maddenin yedinci fıkrası, çağrıya rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi ile ilgili olarak da zorla getirme kararı verilebileceğini söyler. Tanıklar bakımından kanun ayrıca özel hükümler içerir:
- CMK 43. maddeye göre tanıklar çağrı kâğıdı ile çağrılır ve çağrı kâğıdında gelmemenin sonuçları bildirilir. Tutuklu işlerde tanıklar için doğrudan zorla getirme kararı verilebilir; bu durumda karar yazısında bu yoldan getirilmenin nedenleri gösterilir.
- CMK 44. maddeye göre usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla getirilen tanık, evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır.
- 2021 yılında 7331 sayılı Kanunla 44. maddeye eklenen cümleye göre zorla getirme kararı, iletişim bilgileri dosyada bulunuyorsa telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de tanığa bildirilir.
- Fiilî hizmette bulunan askerler hakkındaki zorla getirme kararı askerî makamlar aracılığıyla infaz olunur.
Zorla getirme, yakalama ve tutuklamadan nasıl ayrılır?
Zorla getirme, kişiyi belirli bir işlem için belirli bir makamın önüne çıkarmaya yönelik, süresi o işlemle sınırlı bir tedbirdir. CMK 146. maddenin beşinci fıkrasındaki “sorguya çekilmenin veya ifade almanın sonuna kadar devam eder” ifadesi bu sınırı çizer. Tutuklama kararı ve yakalama emri ise kanunun farklı maddelerinde, farklı koşullara bağlı olarak düzenlenen ayrı tedbirlerdir. Kanun bu üç kurumu birbirinin yerine değil, yan yana kullanır: CMK 146. maddenin birinci fıkrası tutuklama veya yakalama için yeterli neden bulunmasını zorla getirmenin sebeplerinden biri olarak sayar; CMK 199. madde ise mahkemeye sanığı “zorla getirme kararı veya yakalama emriyle” getirtme seçeneği tanır. Hangi tedbirin uygulanacağı dosyanın durumuna ve kararı veren makamın takdirine bağlıdır.
Zorla getirme kararı, ceza soruşturması ve kovuşturmasının olağan araçlarından biridir ve tek başına kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez. Kararla karşılaşan kişinin, dosyadaki durumunu ve haklarını bilmesi sürecin sağlıklı yürümesi için önem taşır. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarına ilişkin genel bilgiye ceza hukuku sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
İhzar müzekkeresi ile zorla getirme kararı arasında fark var mı?
Hayır, ikisi aynı usul işlemini anlatır. İhzar müzekkeresi, 1412 sayılı eski Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 133. maddesinde kullanılan terimdir. 2005'te yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK aynı kurumu 146. maddede “zorla getirme kararı” adıyla düzenler.
Zorla getirme kararı verilen kişi ne kadar süre tutulabilir?
CMK 146. maddeye göre zorla getirilen kişi derhal, buna olanak yoksa yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür. Zorla getirme, sorgunun veya ifade almanın sonuna kadar devam eder ve bu işlem tamamlandığında sona erer.
Davetiyeye gidilmezse doğrudan zorla getirme kararı verilir mi?
CMK 145. maddeye göre davetiyede çağrılma nedeni ve gelinmezse zorla getirileceği yazılır. Bu çağrıya rağmen gelmeyen şüpheli veya sanık hakkında CMK 146. madde uyarınca zorla getirme kararı verilebilir. Kovuşturma aşamasında ise CMK 193. madde, geçerli nedeni olmadan duruşmaya gelmeyen sanığın zorla getirilmesine karar verileceğini belirtir.
Tanık hakkında zorla getirme kararı verilebilir mi?
Evet. CMK 146. maddenin yedinci fıkrası çağrıya rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi için de zorla getirme kararı verilebileceğini söyler. CMK 44. maddeye göre mazeret bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilir ve gelmemesinin sebep olduğu giderler kendisine ödettirilir; sonradan haklı bir sebep bildirirse bu giderler kaldırılır.
Zorla getirme kararı için kolluk eve girebilir mi?
Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 8. ve 30. maddelerine göre hakkında zorla getirme kararı bulunan kişinin yakalanması için konutunda, işyerinde ve eklentilerinde yapılacak aramada ayrıca bir arama kararı aranmaz. Bu aramalarda sadece yakalanacak kişiyle ilişkili işlemler yapılabilir; o yerdeki diğer kişiler hakkında ayrıca karar yoksa arama yapılamaz.