Özgür Önder

Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Arabuluculuk Zorunlu mu?

Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Arabuluculuk Zorunlu mu?

Destekten yoksun kalma tazminatı arabuluculuk zorunlu mu sorusunun kısa yanıtı şudur: Bu tazminat türü, mevcut düzenlemelerde dava şartı olarak arabuluculuğa tabi tutulan uyuşmazlık kategorilerinden biri olarak açıkça sayılmamaktadır. Türk hukukunda arabuluculuk kural olarak ihtiyaridir; yani taraflar anlaşırsa gönüllü biçimde başvurulabilir. Zorunlu (dava şartı) arabuluculuk ise yalnızca kanunla sınırlı olarak belirlenen uyuşmazlıklarda geçerlidir. Aşağıda bu ayrımı ve destekten yoksun kalma tazminatı açısından durumu ayrıntılı ele alıyoruz.

Arabuluculukta Temel Kural: Gönüllülük

Arabuluculuk sisteminin temelinde tarafların iradesi vardır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca taraflar; arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttir. Bu serbesti, yalnızca dava şartı olarak öngörülen 18/A maddesi hükmü saklı tutularak sınırlandırılmıştır.

Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı Temel Arabuluculuk Eğitimi Katılımcı Kitabı da bu ilkeyi teyit eder: Dava şartı olarak arabuluculuğun öngörülmediği uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvuru, ancak tarafların bu yönde anlaşması, yani gönüllülük ilkesi ile mümkündür. Dolayısıyla bir uyuşmazlık kanunla açıkça zorunlu kapsama alınmadıysa, arabuluculuk tercihe bağlıdır.

Zorunlu (Dava Şartı) Arabuluculuk Hangi Uyuşmazlıklarda Geçerli?

Resmî kaynaklara göre dava şartı olarak arabuluculuk, kanunla açıkça öngörülen belirli kategorilerde uygulanır. Bu kategorilerde arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılamaz; başvuru yapılmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.

İş hukuku uyuşmazlıkları

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olarak düzenler. Bu Kanun 25/10/2017 tarihli ve 30221 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, dava şartı hükümleri 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Ticari davalar

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi, TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olarak öngörür.

Tüketici uyuşmazlıkları

Adalet Bakanlığı’nın dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin resmî açıklamasına göre, tüketici mahkemelerine açılacak tüketici uyuşmazlıklarına ilişkin davalarda da arabuluculuk dava şartı haline getirilmiştir.

Görüldüğü üzere zorunlu arabuluculuğun sınırı kanunla çizilmiştir. Bu üç ana başlığın dışındaki uyuşmazlıklarda kural olarak gönüllülük esası geçerlidir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Bu Kapsamda mı?

Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin ölümü nedeniyle onun desteğinden yoksun kalan yakınlarının uğradığı maddi zararın karşılanmasına yöneliktir. Bu tazminat çoğunlukla haksız fiil temellidir; örneğin trafik kazası sonucu ölüm hallerinde gündeme gelir. Danıştay Dergisi’nde yer alan bir akademik çalışmada da bu tazminat, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle yaşamını yitiren desteğin yardım ve bakımından yararlanan kimselerin açtıkları bir tazminat davası olarak tanımlanmaktadır.

Resmî kaynaklarda destekten yoksun kalma tazminatı davaları; iş, ticaret ve tüketici başlıkları altında sayılan zorunlu arabuluculuk kategorilerinden biri olarak açıkça gösterilmemektedir. Bu nedenle, destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kendi başına, genel kural gereği dava şartı arabuluculuğa tabi olmadığı söylenebilir. Böyle bir davada taraflar yine de anlaşarak gönüllü arabuluculuğa başvurabilir; ancak bu, zorunluluk anlamına gelmez.

Davalının Sıfatına Göre Değişebilen Nokta

Uygulamada destekten yoksun kalma tazminatı birden fazla kişiye veya kuruma karşı istenebilir. Örneğin trafik kazalarında zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunan bir sigorta şirketi de davalı olabilir. Böyle durumlarda, davanın niteliğinin ve davalı tarafın sıfatının, davanın hangi usule tabi olacağı yönünden önem taşıyabileceği belirtilmelidir.

Davalının bir sigorta şirketi olması halinde talebin Türk Ticaret Kanunu kapsamında ticari dava olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceği ve bu yolla dava şartı arabuluculuğa tabi olup olmayacağı, somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gereken bir konudur. Bu noktada tek bir genel cevap vermek doğru olmaz; talebin kime karşı, hangi hukuki sebeple yöneltildiği belirleyicidir. Bu nedenle somut durumunuza ilişkin kesin bir yol belirlemeden önce bir avukata danışmanız yerinde olur.

Gönüllü Arabuluculuğa Başvurmak Mümkün mü?

Evet. Bir uyuşmazlık zorunlu kapsamda olmasa bile taraflar, aralarındaki anlaşmazlığı mahkeme yerine arabuluculuk yoluyla çözmeyi tercih edebilir. Gönüllü arabuluculukta da süreç, tarafların iradesine ve iş birliğine dayanır. Taraflar anlaşırsa düzenlenen anlaşma belgesi, kanunda öngörülen şartları taşıdığında icra edilebilir nitelik kazanabilir. Arabuluculuğun genel işleyişi ve koşullarına ilişkin ayrıntılı bilgi için arabuluculuğun ne olduğu ve şartlarını ele alan yazımızı inceleyebilirsiniz.

Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki diğer alanları anlamak isterseniz, ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı niteliği ve sürecini açıklayan içeriğimiz ile iş mahkemesi arabuluculuk ücretlerine ilişkin yazımız yardımcı olabilir. Arabuluculuk sürecinin genel çerçevesi için arabulucu hizmetleri sayfamıza da göz atabilirsiniz.

Özet

  • Arabuluculuk kural olarak ihtiyaridir; zorunluluk yalnızca kanunla belirlenen uyuşmazlıklarda geçerlidir.
  • Dava şartı arabuluculuk; iş hukuku, ticari davalar ve tüketici uyuşmazlıkları olarak üç ana başlıkta öngörülmüştür.
  • Destekten yoksun kalma tazminatı, bu zorunlu kategorilerden biri olarak resmî kaynaklarda açıkça sayılmamaktadır.
  • Davalının sigorta şirketi olması gibi durumlarda davanın niteliği değişebileceğinden, somut olay için hukuki danışmanlık almak önemlidir.

Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur. Destekten yoksun kalma tazminatı talebinizde hangi usulün geçerli olacağını netleştirmek için, olayınıza özgü belgelerle birlikte bir avukata başvurmanız en sağlıklı yoldur.

Sık sorulan sorular

Destekten yoksun kalma tazminatı için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak şart mı?

Resmî kaynaklarda destekten yoksun kalma tazminatı, dava şartı arabuluculuğa tabi olan iş, ticaret ve tüketici uyuşmazlıkları arasında açıkça sayılmamaktadır. Bu nedenle genel kural olarak zorunlu değildir. Ancak davanın niteliği ve davalı tarafın sıfatına göre durum değişebileceğinden somut olayınız için bir avukata danışmanız önerilir.

Hangi davalarda arabuluculuk dava şartıdır?

6325 sayılı Kanun gönüllülüğü esas alır. Dava şartı arabuluculuk; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu kapsamındaki işçi-işveren alacak ve tazminat davaları, Türk Ticaret Kanunu madde 5/A kapsamındaki ticari davalar ve tüketici mahkemelerine açılacak tüketici uyuşmazlıkları için öngörülmüştür.

Zorunlu olmasa da destekten yoksun kalma tazminatında gönüllü arabuluculuğa başvurabilir miyim?

Evet. Bir uyuşmazlık zorunlu kapsamda olmasa dahi taraflar anlaşarak gönüllü arabuluculuğa başvurabilir. Taraflar uzlaşırsa düzenlenen anlaşma belgesi, kanundaki şartları taşıdığında icra edilebilir nitelik kazanabilir.

Davalı sigorta şirketi olursa durum değişir mi?

Davalının sigorta şirketi olması halinde talebin ticari dava olarak nitelendirilip dava şartı arabuluculuğa tabi olup olmayacağı somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. Bu konuda tek bir genel cevap vermek doğru olmadığından hukuki danışmanlık almanız önemlidir.

Arabuluculuk zorunlu olduğu halde başvurmadan dava açılırsa ne olur?

Dava şartı arabuluculuğun öngörüldüğü uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılırsa, dava usul yönünden dava şartı yokluğundan reddedilir.

İlgili yazılar