Özgür Önder

Hizmet Tespit Davası: Sigortasız Süreler Nasıl Kanıtlanır?

Hizmet Tespit Davası: Sigortasız Süreler Nasıl Kanıtlanır?

Hizmet tespit davası, işvereniniz tarafından hiç bildirilmemiş ya da Kurumca tespit edilememiş çalışma sürelerinizi mahkeme kararıyla ortaya koymanızı sağlayan davadır. Kısa yanıt şöyledir: 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre çalıştığınızı ancak mahkemeden alacağınız ilamla ispatlayabilirsiniz ve hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesine başvurmanız gerekir.

Bu yazıda sigortasız çalışmanın hangi yoldan kanıtlanabileceğini, süre hesabının nasıl yapıldığını ve SGK’nın yargılamadaki konumunu genel hatlarıyla ele alıyoruz. Metin bilgilendirme amaçlıdır, belirli bir dosyaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz.

Hizmet tespit davası nedir, hangi durumda gündeme gelir?

5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dokuzuncu fıkrası iki durumu birlikte düzenler: aylık prim ve hizmet belgesi (ya da muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen sigortalılar ile çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar. Bu kişiler çalıştıklarını yalnızca mahkemeden alacakları ilamla ispatlayabilir. Günlük dilde buna sigortasız çalışma ya da SGK hizmet tespiti denir.

Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ve prim ödeme gün sayıları dikkate alınır. Yani dava, yalnızca “çalıştım” tespitiyle sınırlı kalmaz; kararda yer alan kazanç ve gün sayıları da sonuç doğurur.

Hizmet tespit davası zamanaşımı: Süre nasıl işler?

İnternette bu konu sıkça “hizmet tespit davası zamanaşımı” diye aranır. Hukuki nitelik bakımından ise söz konusu süre zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir. Resmî Gazete’de 2 Nisan 2011’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararında da 86. maddenin dokuzuncu fıkrasındaki süre hak düşürücü süre olarak anılır.

Beş yıllık sürenin başlangıcı, çalışmanın sona erdiği gün değil, hizmetin geçtiği yılın sonudur. Fıkra metninden çıkan örnekler şöyledir:

  • 2021 yılında geçen bir çalışma için süre 31.12.2021’den başlar ve 31.12.2026’da dolar.
  • Aynı mantıkla 2023 yılında geçen bir çalışma için süre 31.12.2028’de dolar.

Aynı işyerinde birkaç yıl çalışmışsanız her yılın süresi ayrı ayrı hesaplanır. Bu nedenle en eski yıllar için süre önce dolabilir. Hesabınızı yaparken tarihleri yeniden kontrol etmeniz yerinde olur.

Süre geçtikten sonra ne olur?

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 27.02.2007 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararında (E. 2005/1, K. 2007/1) hak düşürücü sürenin itiraz niteliğinde olduğu ve mahkemelerce re’sen dikkate alınacağı ilkesi benimsenmiştir. Bu karar genel bir ilke koyar, doğrudan hizmet tespitine ilişkin değildir. Ancak hak düşürücü sürenin niteliğini anlamak açısından önemlidir: Karşı taraf süreyi ileri sürmese bile hâkim süreyi kendiliğinden gözetebilir.

Anayasa Mahkemesi kararına konu olan yerel mahkeme itirazında, süre geçmişse çalışma kanıtlansa bile davanın reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu ifade itiraz gerekçesinde yer almaktadır, Anayasa Mahkemesi’nin hükmü değildir.

Anayasa Mahkemesi beş yıllık süre hakkında ne dedi?

Anayasa Mahkemesi, beş yıllık hak düşürücü sürenin sosyal güvenlik sisteminin istikrarını sağlamak amacıyla getirildiğini belirtmiştir. Kararda sistemin makul olmayacak ölçüde uzun süre dava tehdidi altında tutulmasının önlenmek istendiği ve bunun bir sınırlama sayılamayacağı ifade edilmiştir. Sonuç olarak kural, Anayasa’nın 11., 13., 49. ve 60. maddelerine aykırı bulunmamıştır. Kararda, sürenin on yıl olması gerektiğini savunan bir karşıoy yazısı da bulunmaktadır.

Bunun pratik anlamı şudur: Süre kuralı Anayasa’ya uygun kabul edilmiştir, dolayısıyla “geç kaldım” durumunda süre hesabının doğru yapılması büyük önem taşır.

Sigortasız çalışma nasıl kanıtlanır?

Kanun metni açıktır: sigortalı, çalıştığını ilamla ispatlamak zorundadır. İspat yükü çalışan üzerindedir ve ispat mahkeme kararıyla gerçekleşir. Yani önünüzdeki asıl iş, hâkime çalıştığınızı, hangi dönemde çalıştığınızı ve kazancınızı gösteren bilgi ve belgeleri sunmaktır.

Hangi delillerin hangi ölçüde ikna edici sayılacağı, dosyanın somut koşullarına ve mahkemenin takdirine bağlıdır. Bu yazıda belirli bir delil türüne ya da Yargıtay içtihadına dayanarak kesin bir değerlendirme yapılmamaktadır. Güncel Yargıtay kararlarının dosyanıza göre ayrıca incelenmesi gerekir.

Hazırlık aşamasında şu soruların yanıtlarını toparlamak genel olarak işe yarar:

  • İşe hangi tarihte başladınız, hangi tarihte ayrıldınız?
  • İşyerinin adı, adresi ve işverenin kimliği nedir?
  • Ne iş yaptınız, ücretinizi nasıl ve hangi aralıkla aldınız?
  • Çalıştığınızı gösteren yazılı, görsel ya da dijital herhangi bir kaydınız var mı?
  • Aynı dönemde sizinle çalışan ya da çalıştığınızı bilen kimseler kimlerdir?

Danıştay kararından alınabilecek ölçüt: Yalnızca benzer mantık

Aşağıdaki karar çalışanın açtığı hizmet tespit davasına değil, SGK’nın idari para cezasına ilişkin işlemine aittir; bu nedenle emsal olarak değil, yalnızca ispat mantığını göstermek için anılmaktadır. Danıştay emsal kararında, SGK’nın yalnızca trafik para cezası tutanaklarına dayanarak sigortasız çalışma saptaması yeterli bulunmamıştır. Kararda sürekli hizmet akdine dayalı çalışmanın kesin ve şüpheye yer bırakmayacak delillerle ortaya konması gerektiği vurgulanmış ve işlem iptal edilmiştir. Bu karar, çalışmanın tek bir dolaylı veriyle değil, birbirini destekleyen bilgilerle gösterilmesinin önemini hatırlatır. Ancak iş mahkemesinin hizmet tespit davasında uygulayacağı ölçüt bundan farklı olabilir.

Dava açmadan önce SGK’ya başvurmak gerekir mi?

İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. maddesine göre zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri, dava öncesi SGK’ya başvuru zorunluluğunun dışında tutulmuştur. Dolayısıyla bu davada önce Kuruma başvurma şartı aranmaz.

Aynı madde SGK’nın yargılamadaki konumunu da düzenler:

  • Hizmet akdine tabi çalışmaların tespiti için işveren aleyhine açılan davalarda dava Kuruma re’sen ihbar edilir.
  • İhbar üzerine ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa bile kanun yoluna başvurabilir.
  • Kurum, kesinleşen kararı uygulamakla yükümlüdür.

Bu nedenle çalışan, yalnızca işverene karşı değil, yargılamaya katılabilecek Kuruma karşı da çalışmasını göstermek durumundadır.

Karar kesinleştikten sonra ne olur?

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği, hizmetlerin kesinleşen yargı kararlarına göre tespitine dayanabileceği hâlleri sayar. Kesinleşmiş ilamın Kurum kayıtlarına yansıtılması, prim tahakkuku ve işveren sorumluluğu gibi sonraki adımların ayrıntıları ilgili düzenlemenin güncel metninden ayrıca kontrol edilmelidir.

Temyiz yolu ve görevli daire

Yargıtay’ın iş bölümü kararlarında hizmet tespiti ve birlikte işçilik hakları istemiyle SGK ve işveren hakkında açılan davalar ayrıca anılmaktadır. Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 26/01/2022 tarihli iş bölümü kararında bu davaların temyiz incelemesi 10. Hukuk Dairesi kapsamında yer almıştır. Daire dağılımı zaman içinde değişebildiği için temyiz aşamasında güncel iş bölümü kararına bakılması gerekir.

Başvurudan önce kısa kontrol listesi

  1. Çalıştığınız her yıl için beş yıllık sürenin hangi tarihte dolacağını hesaplayın.
  2. Çalışmanızı gösteren bilgi ve belgeleri tarih sırasıyla derleyin.
  3. İşverenin kimliğini ve işyeri bilgilerini netleştirin.
  4. Davanın SGK’ya ihbar edileceğini ve Kurumun yargılamaya katılabileceğini göz önünde tutun.
  5. Dosyanıza uygun delil stratejisini ve güncel içtihadı hukuki destek alarak değerlendirin.

Sonuç olarak hizmet tespit davası, sigortasız geçen süreleri kayıt altına almanın kanuni yoludur. Sürenin hak düşürücü olması ve hâkimin bunu kendiliğinden gözetebilmesi nedeniyle en önemli adım, tarihleri doğru hesaplamak ve çalışmanızı gösteren bilgileri vakit kaybetmeden toparlamaktır.

Sık sorulan sorular

Hizmet tespit davası için süre ne zaman başlar?

5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre beş yıllık süre, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlar. Örneğin 2021 yılında geçen bir çalışma için süre 31.12.2021'de başlar ve 31.12.2026'da dolar.

Hizmet tespit davası zamanaşımı mıdır, hak düşürücü süre midir?

Günlük dilde zamanaşımı denir, ancak Anayasa Mahkemesi kararında bu süre hak düşürücü süre olarak anılmaktadır. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'na göre hak düşürücü süre mahkemelerce re'sen dikkate alınır.

Hizmet tespit davasından önce SGK'ya başvurmak zorunlu mu?

İş Mahkemeleri Kanunu'nun 4. maddesine göre zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri, dava öncesi SGK'ya başvuru zorunluluğunun dışında tutulmuştur.

SGK bu davada taraf olarak yer alır mı?

İşveren aleyhine açılan hizmet tespit davası Kuruma re'sen ihbar edilir. Kurum ferî müdahil olarak katılabilir ve yanında katıldığı taraf başvurmasa bile kanun yoluna başvurabilir. Kesinleşen karar Kurum tarafından uygulanır.

Sigortasız çalıştığımı ispat etme yükü kimde?

Kanun metnine göre sigortalı, çalıştığını mahkemeden alacağı ilamla ispatlamak zorundadır. İspat yükü bu nedenle çalışan üzerindedir.

İlgili yazılar