Özgür Önder

Güvence Bedeli: Kefaletle Serbest Kalma Nedir?

Güvence Bedeli: Kefaletle Serbest Kalma Nedir?

Güvence bedeli, günlük dilde kefaletle serbest kalma olarak bilinen uygulamanın Türk hukukundaki karşılığıdır: şüpheli veya sanığın tutuklanmak yerine ya da tutukluluktan çıkarken, hâkimin belirlediği bir parayı yatırarak serbest kalmasıdır. Türk hukukunda bu bedel bir “kefalet ücreti” değil, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu madde 109 ve 113 ile düzenlenen bir adli kontrol yükümlülüğüdür. Yatırılan para, kişinin yargılamada hazır bulunmasını ve belirli ödemelerin yapılmasını güvenceye alır; şartlara uyulursa kanunda sayılan hâllerde geri verilir.

Kefalet ile güvence arasındaki fark

“Kefaletle serbest kalma” ifadesi daha çok yabancı hukuk sistemlerinden ve filmlerden tanıdık gelen bir kavramdır. Ceza Muhakemesi Kanunu ise “kefalet” sözcüğünü değil, “güvence” sözcüğünü kullanır. Bu fark yalnızca terim farkı değildir. Türk hukukunda serbestlik parayla satın alınan bir hak gibi işlemez; güvence, tutuklama yerine uygulanabilecek adli kontrol tedbirlerinden yalnızca biridir ve hâkim bunu tek başına ya da başka yükümlülüklerle birlikte öngörebilir.

Bu kurumun anayasal dayanağı da vardır. Anayasa madde 19 uyarınca tutuklanan kişilerin soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır ve serbest bırakılma, ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.

Güvence bedeline hangi hâllerde karar verilir?

CMK madde 109 uyarınca, madde 100’de belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrol hükümleri uygulanabilir. Adli kontrol yükümlülükleri arasında (f) bendinde şu tedbir sayılır: şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitle ödeme süreleri Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.

Tutuklama kararlarında da adli kontrolün yeri önemlidir. CMK madde 101 tutuklama istemlerinde adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiilî nedenlere yer verilmesini ister. Tutuklamaya veya tutukluluğun devamına ilişkin kararlarda da adli kontrolün yetersiz kalacağını gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilir. Başka bir deyişle, güvence gibi daha hafif bir tedbir yeterli görülüyorsa tutuklamaya başvurulmaması kanunun kurduğu düzenle uyumludur.

Kararı kim verir?

CMK madde 110 uyarınca soruşturma evresinde şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararıyla adli kontrol altına alınabilir. Kovuşturma evresinde ise görevli ve yetkili mahkeme aynı hükümleri uygular. Hâkim, savcının istemiyle yükümlülükleri değiştirebilir, yeni yükümlülük ekleyebilir veya bunları kısmen ya da tamamen kaldırabilir.

Tutuklu kişi güvence karşılığında salıverilebilir mi?

Evet, bu mümkündür. CMK madde 104 uyarınca şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir. Madde 105’e göre bu istem üzerine üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verilir; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından kanun bu süreyi bazı istemler için yedi gün olarak düzenler. Adli kontrol uygulanmasına karar verildiğinde, güvence yatırma yükümlülüğü de bu kararın parçası olabilir.

Güvence bedelinin miktarı nasıl belirlenir?

Kanun, güvence için sabit bir tutar veya tarife öngörmez. CMK madde 109/3-f miktarın şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak hâkimce belirleneceğini ve ödemenin bir defada ya da taksitlerle yapılabileceğini düzenler. Bu nedenle aynı suç isnadında bile farklı kişiler için farklı miktarlar belirlenebilir. Miktarın ölçülü olup olmadığı, somut dosyanın koşullarına göre değerlendirilir.

Güvence neyi karşılar?

CMK madde 113 güvencenin iki işlevini birlikte düzenler:

  • Hazır bulunma: Şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında veya altına alınabileceği diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere hazır bulunması.
  • Ödemeler: Sırasıyla katılanın masrafları, suçun neden olduğu zararın giderilmesi ve eski hâle getirme (nafaka borcu nedeniyle kovuşturmada nafaka borçları), ardından kamusal giderler ve son olarak para cezaları.

Güvence gösterilmesine hükmeden kararda, güvencenin bu kalemlerden hangilerini karşıladığı ayrı ayrı gösterilir. Bu ayrım, yargılamanın sonunda paranın hangi bölümünün geri verileceğini belirlediği için önemlidir.

Mağdura önceden ödeme

CMK madde 114 uyarınca hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı, şüpheli veya sanığın rızasıyla, güvencenin mağdurun haklarını karşılayan veya nafaka borcuna ilişkin kısmının mağdura ya da nafaka alacaklısına verilmesini emredebilir. Olaylar nedeniyle mağdur veya nafaka alacaklısı lehine bir yargı kararı verilmişse, şüpheli veya sanığın rızası olmasa da ödeme emredilebilir.

Güvence bedeli geri alınır mı?

Geri verilme, yargılamanın sonucuna ve kişinin yükümlülüklere uyup uymadığına bağlıdır. CMK madde 115 şu kuralları koyar:

  • Hükümlü, hazır bulunma yükümlülüklerinin tamamını yerine getirmişse, güvencenin bu yükümlülüğü karşılayan ve kararda belirtilen kısmı kendisine geri verilir.
  • Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verildiğinde, güvencenin mağdura veya nafaka alacaklısına verilmemiş olan kısmı da şüpheli veya sanığa geri verilir. Aksi hâlde, geçerli mazeret dışında, güvence Devlet Hazinesine gelir yazılır.
  • Mahkûmiyet hâlinde güvence, madde 113’teki ödeme sırasına göre kullanılır ve fazlası geri verilir.

Yükümlülüklere uyulmazsa ne olur?

Güvence ile serbest kalan kişinin yükümlülükleri sona ermiş olmaz. CMK madde 112 uyarınca adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir. Ayrıca CMK madde 106 salıverilmeden önce adresin ve varsa telefon numarasının bildirilmesini, adres değişikliklerinin de soruşturma veya kovuşturma sonuna kadar bildirilmesini zorunlu tutar.

Karara itiraz ve süreler

CMK madde 111 uyarınca şüpheli veya sanık adli kontrol kararının kaldırılmasını isteyebilir ve adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir. Güvence miktarının kişinin parasal durumuyla orantısız olduğu düşünülüyorsa bu yol değerlendirilebilir. CMK madde 110 adli kontrolün devamının en geç dört aylık aralıklarla incelenmesini öngörür; madde 110/A ise ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol süresini en çok iki yıl (zorunlu hâllerde bir yıl uzatmayla), ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok üç yıl olarak düzenler. Çocuklar bakımından bu süreler yarı oranında uygulanır.

Bilinmesi gereken temel noktalar

  • Türk hukukunda “kefalet” değil, CMK’daki “güvence” kavramı uygulanır ve bir adli kontrol tedbiridir.
  • Miktarı kanunda sabit değildir; kişinin parasal durumu dikkate alınarak hâkim belirler.
  • Güvence, hazır bulunmayı ve zarar, masraf ile para cezası gibi ödemeleri karşılar.
  • Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararında, mağdura verilmemiş kısım geri alınır.
  • Yükümlülüklere isteyerek uyulmaması tutuklamaya yol açabilir.

Tutuklama ve adli kontrol süreçleri, ifade aşamasındaki haklarla birlikte değerlendirilmelidir. Bu konuda ifadeye çağrılan kişinin hakları yazısına, ceza muhakemesindeki diğer konular için ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Türk hukukunda kefaletle serbest kalma var mı?

Ceza Muhakemesi Kanunu "kefalet" yerine "güvence" kavramını kullanır. Güvence yatırmak, CMK madde 109'da sayılan adli kontrol yükümlülüklerinden biridir ve tutuklama yerine veya tutukluluktan salıverilirken uygulanabilir.

Güvence bedelinin miktarını kim belirler?

Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının isteği üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise mahkeme belirler. Kanun sabit bir tutar öngörmez; şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurulur ve ödeme taksitlendirilebilir.

Beraat edersem güvence bedelini geri alır mıyım?

CMK madde 115 uyarınca beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde, güvencenin mağdura ya da nafaka alacaklısına verilmemiş kısmı geri verilir. Yükümlülüklere uyulmamışsa ve geçerli bir mazeret yoksa güvence Devlet Hazinesine gelir yazılabilir.

Güvenceyle serbest kalan kişi yükümlülüklere uymazsa ne olur?

CMK madde 112 uyarınca adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek cezanın süresi ne olursa olsun hemen tutuklama kararı verilebilir.

Güvence kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. CMK madde 111 uyarınca adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir ve şüpheli veya sanık adli kontrolün kaldırılmasını da isteyebilir. Hâkim veya mahkeme bu istem hakkında beş gün içinde karar verebilir.

İlgili yazılar