Limited Şirket Müdürünün Sorumluluğu: Vergi ve SGK
Limited şirket müdürü, şirketin vergi ve SGK prim borçları şirket malvarlığından tahsil edilemediğinde, kanuni temsilci sıfatıyla kendi şahsi malvarlığıyla da takip edilebilir. Bu sorumluluk, müdürün aynı zamanda ortak olup olmamasından bağımsız olarak ortaya çıkabilir. Aşağıda kamu borçlarındaki sorumluluğun dayanağı, kapsamı, sınırları ve özel hukuk boyutu genel hatlarıyla anlatılmaktadır.
Müdür neden kanuni temsilci sayılır?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, limited şirketlerde yönetim organını "müdür veya müdürler" olarak tanımlar. Yani limited şirketin yönetimi ve temsili müdürlerin elindedir.
Kamu borçları bakımından belirleyici olan, ticaret siciline tescil edilmiş ve ilan edilmiş olmalarıdır. Tahsilat Genel Tebliği (Seri A, Sıra No: 1), ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilen ana sözleşmelerde belirlenen kanuni temsilcilerin, 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi kapsamında amme alacağının ödenmesinden sorumlu tutulmuş sayılacağını belirtir. Bu iki düzenleme birlikte okunduğunda, sicilde müdür olarak görünen kişi kamu borcu bakımından kanuni temsilci olarak takip edilir.
Şirketin vergi borcundan müdürün sorumluluğu
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, mükerrer 35. maddede "Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu" başlığını taşıyan bir düzenleme içerir. Danıştay’ın emsal karar özetine göre bu hükümle, tüzel kişinin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin şahsi malvarlıklarından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Sorumluluğun niteliği önemlidir. Adalet Bakanlığı RAYP sitesinde yayımlanan bir bölge idare mahkemesi çalışmasına göre kanuni temsilcinin sorumluluğu iki ayrı hükme dayanır:
- Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi kusura dayalı bir sorumluluk getirir.
- 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi ise kusura dayanmayan bir sorumluluk getirir.
Aynı çalışmaya göre mükerrer 35’teki sorumluluk, tüm malvarlığıyla sorumluluk anlamında sınırsızdır. Tek koşul, kamu alacağının asıl borçludan tamamen veya kısmen tahsil edilememiş olmasıdır. Bu çalışma bir yargıç değerlendirmesidir, yani ikincil kaynaktır; somut olaydaki durum mevzuat ve güncel içtihatla ayrıca değerlendirilmelidir.
Müdürler arasında sorumluluk nasıl dağılır?
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun E:2023/291 sayılı kararı şu ilkeleri ortaya koyar:
- Kanuni temsilciler borcun tamamından müteselsilen sorumludur.
- Limited şirket ortaklarının sorumluluğu, sermaye payına isabet eden borçla sınırlıdır.
- Kanuni temsilcilere rücu imkânı tanınmıştır.
- Sonraki dönemlerdeki temsilcilerin ödevlerini yerine getirmemesi nedeniyle önceki temsilcilere sorumluluk yüklenemez.
Bu nedenle müdürlük görevinin hangi dönemde yürütüldüğü, borcun ne zaman doğduğu ve ne zaman ödenmesi gerektiği büyük önem taşır. Tahsilat Genel Tebliği (Seri A, Sıra No: 2), 5766 sayılı Kanun’la eklenen fıkraya göre amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenler farklı kişilerse bu kişilerin müteselsilen sorumlu tutulacağını aktarır. Aynı Tebliğ, Vergi Usul Kanunu’ndaki kanuni temsilci sorumluluğuna ilişkin hükümlerin bu sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını da belirtir.
Şirket tasfiyeye girerse ne olur?
6183 sayılı Kanun’un mevzuat metninde, tüzel kişilerin tasfiyeye girmesinin kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki sorumluluklarını kaldırmayacağı yönünde bir hüküm yer alır. Temsilciler ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilir. Rücu imkânı, yukarıda anılan Danıştay kararıyla da örtüşmektedir.
Müdür aynı zamanda ortaksa
Müdür aynı zamanda ortaksa iki ayrı sorumluluk gündeme gelir. 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre limited şirket ortakları, şirketten tahsil edilemeyen amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan sorumludur. Müdür sıfatıyla ise mükerrer 35 uyarınca borcun tamamından sorumlu tutulabilir. Yani ortaklık payı kadar sorumluluk, müdürlük sıfatından doğan sorumluluğu sınırlamaz.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 11/12/2018 tarihli, E:2013/1, K:2018/1 sayılı kararıyla, kanuni temsilciler ile ortakların takibinde öncelik sıralaması bulunmadığı sonucuna varıldığı, yukarıdaki bölge idare mahkemesi çalışmasında aktarılmaktadır. Kararın kendisi bu yazıda ayrıca incelenmemiştir.
Şirket müdürü SGK borcundan sorumlu mu?
Evet, prim borçları bakımından da benzer bir sorumluluk söz konusudur. Sosyal Güvenlik Kurumunca 6183 sayılı Kanuna göre kullanılacak yetkilere ilişkin Yönetmelik şunları söyler:
- Tüzel kişiliği olan işverenlerin üst düzey yöneticileri veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri, 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi uyarınca Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
- Bunlar hakkında ödenmeyen primlerin tahsili için 6183 sayılı Kanun’a göre doğrudan takip yapılır.
- Kurum alacağının doğduğu ve ödenmesi gereken zamanlarda bu kişiler farklı şahıslarsa müteselsilen sorumludurlar.
Yönetmelik ilk olarak 27 Eylül 2008 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Güncel madde numarası ve metin için mevzuat sayfasının kontrol edilmesi gerekir.
Müdürlükten ayrılma ve hisse devri
Müdürün görevinden ayrılması ya da hissesini devretmesi, sonraki dönem prim borçları bakımından tartışma konusu olabilir. SGK’nın yayımladığı bir karar incelemesi, limited şirketlerde hisse devrinin ticaret siciline tescili bağlamında, yönetimde bulunulan döneme ait prim borçlarından sorumluluğu ve ayrılmanın sicilde ilan edilmemesi hâlinde ayrılma sonrası dönem borçlarından sorumluluğun nasıl belirleneceğini ele alır. Bu, bir uyuşmazlık konusudur; kesin bir sonuç olarak aktarılmamalıdır. Her somut olayda tescil ve ilan tarihleri ile borcun dönemi ayrı ayrı incelenmelidir.
Sorumluluğun anayasal sınırı
Anayasa Mahkemesi’nin bir bireysel başvuru kararına ilişkin basın duyurusuna göre, mükerrer 35 kapsamında kanuni temsilcinin ödenmeyen kamu alacağından sorumlu tutulması mülkiyet hakkını ihlal etmemiştir. Duyuruda öne çıkan noktalar şunlardır:
- Kanuni temsilcinin, şirketin kamusal ödevlerini ve kamu borçlarını kanuni sürelerinde ödemek gibi temel ödevleri vardır.
- Şirketin borcu karşılayacak malvarlığı yoksa, şirketin aciz durumuna fiil ve işlemleriyle katkıda bulunmuş olması gibi istisnai haller dışında, yalnızca borcu ödememekten ibaret eylem nedeniyle sorumluluğa gidilmesi adalet ve hakkaniyet ölçüsünü zedeleyebilir.
- İncelenen olayda başvurucu, görevi sona erdikten sonraki bir eylemden değil, kendi döneminde ödenmesi gereken kredi borcundan sorumlu tutulmuştur.
Bu tespitler, sorumluluğun dönem ve katkı bakımından değerlendirilmesinin neden önemli olduğunu gösterir.
Özel hukuk bakımından müdür sorumluluğu
Kamu borçları dışında, şirkete, ortaklara ve alacaklılara karşı sorumluluk da gündeme gelebilir. Türk Ticaret Kanunu’nun 553. maddesi, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri hâlinde şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olduğunu düzenler. Bu hükmün limited şirket müdürlerine hangi atıf yoluyla uygulandığı, somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir hukuki sorudur. Bu yazıda bu konuda kesin bir sonuca varılmamıştır.
Özetle dikkat edilecek noktalar
- Müdürün tescil ve ilan edilmiş olması, kamu borcu bakımından kanuni temsilci sıfatının temel göstergesidir.
- Vergi borcunda kusursuz sorumluluk (mükerrer 35) ve kusura dayalı sorumluluk (VUK md. 10) birlikte düşünülmelidir.
- Borcun doğduğu ve ödenmesi gerektiği dönemde kimin müdür olduğu belirleyicidir.
- Ortaklık sıfatı ile müdürlük sıfatı ayrı sorumluluk doğurur.
- Ödeme yapan müdürün asıl borçluya rücu imkânı vardır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; belirli bir olay için hukuki görüş niteliği taşımaz. Tebligat, haciz veya ödeme emri gibi belgelerle karşılaşan müdürlerin süreleri ve belgeleri ilgili mevzuat çerçevesinde incelemesi önemlidir.
Sık sorulan sorular
Limited şirket müdürü şirketin vergi borcundan kişisel olarak sorumlu olur mu?
Şirketin amme alacağı şirket malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemezse, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci olarak müdürün şahsi malvarlığından tahsil yoluna gidilebilir. Sorumluluk, borçlunun malvarlığı yetersizliği koşuluna bağlıdır.
Müdür aynı zamanda ortaksa sorumluluğu nasıl belirlenir?
Ortak sıfatıyla sorumluluk sermaye hissesi oranıyla sınırlıdır. Müdür sıfatıyla ise mükerrer 35 uyarınca borcun tamamından sorumlu tutulabilir. İki sıfat ayrı sorumluluk doğurur.
Şirket müdürü SGK prim borcundan sorumlu mudur?
SGK'nın 6183 sayılı Kanun'a göre kullanacağı yetkilere ilişkin Yönetmeliğe göre kanuni temsilciler ve üst düzey yöneticiler, 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesi uyarınca işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Ödenmeyen primler için bunlar hakkında doğrudan takip yapılabilir.
Müdürlükten ayrılan kişi sonraki dönem borçlarından sorumlu tutulabilir mi?
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun E:2023/291 sayılı kararına göre sonraki dönemlerdeki temsilcilerin ödevlerini yerine getirmemesi nedeniyle önceki temsilcilere sorumluluk yüklenemez. SGK prim borçlarında ayrılmanın sicilde ilan edilmemesinin etkisi ise uyuşmazlık konusudur ve somut olaya göre değerlendirilmelidir.
Borcu ödeyen müdür kime başvurabilir?
Kanuni temsilciler, ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusu olan şirkete rücu edebilir. Rücu imkânı hem 6183 sayılı Kanun'un ilgili hükmünde hem de Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu kararında yer almaktadır.