Özgür Önder

Nitelikli Hırsızlık Nedir, Hangi Haller Sayılır?

Nitelikli Hırsızlık Nedir, Hangi Haller Sayılır?

Nitelikli hırsızlık nedir?

Nitelikli hırsızlık, hırsızlık suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 142. maddesinde sayılan ağırlaştırıcı hallerden biriyle işlenmesidir. Başka bir anlatımla, bir malın alınması tek başına hırsızlık oluşturur; ancak aynı fiil kamu kurumundaki eşyaya yönelmişse, belirli bir yöntemle işlenmişse ya da belirli bir durumdan yararlanılarak gerçekleştirilmişse kanun daha ağır bir yaptırım öngörür.

Bu yazıda nitelikli hırsızlığın yasal dayanağını, maddede sayılan halleri, ceza aralıklarını, gece vakti artırımını ve uygulamada tartışılan bazı noktaları bulacaksınız. Metin genel bilgilendirme amacı taşır. Somut bir olayın nitelikli hırsızlık sayılıp sayılmayacağı, olayın tüm delilleri ve kanunun güncel metni birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Yasal dayanak ve maddenin gelişimi

Nitelikli hırsızlık, TCK’nın 142. maddesinde düzenlenir ve madde başlığı da "Nitelikli hırsızlık" şeklindedir. TCK’nın yürürlük tarihi 1 Haziran 2005’tir. Bu tarih, Yargıtay’ın itirazını aktaran Anayasa Mahkemesi kararının yayımlandığı 22.06.2010 tarihli Resmî Gazete metninde yer almaktadır.

Kanunun ilk halinde 142. maddenin birinci fıkrasında (a) ve (b) bentleri vardı. (a) bendi kamu kurumlarındaki, ibadet yerlerindeki veya kamu yararına tahsis edilmiş eşyaya ilişkindi. (b) bendi ise herkesin girebileceği bir yerde kilitlenmiş eşyayı ve bina ya da eklentilerinde muhafaza altındaki eşyayı kapsıyordu.

18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun, 62. maddesiyle 142. maddeyi değiştirdi. Bu değişiklikle birinci fıkranın (b) bendi mülga edildi ve eski (b) bendinin içeriği ikinci fıkraya (h) bendi olarak taşındı. Değişikliği 6545 sayılı Kanunla değişik metinde ve TCK fihristindeki dipnotlarda izlemek mümkündür. Dolayısıyla eski kaynaklarda ya da eski kararlarda "142/1-b" olarak geçen bir ifade, bugünkü metinde "142/2-h" karşılığına denk gelir.

Nitelikli hırsızlık halleri

Kanun, nitelikli halleri iki fıkra altında sayar. Aşağıdaki başlıklar, doğrulanan bentleri açıklamaktadır. Maddenin ikinci fıkrası sekiz bentten oluşur. Bu yazıda yalnızca içeriği kaynaklarla teyit edilen bentler anlatılmış, bir bent ise kapsam dışında bırakılmıştır. Tüm bentleri görmek için kanunun güncel metnini mevzuat.gov.tr üzerinden okumanız gerekir.

Kamu kurumu, ibadet yeri ve kamu yararına tahsis edilen eşya (m. 142/1-a)

Birinci fıkranın (a) bendi, hırsızlığın kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında ya da ibadete ayrılmış yerlerde bulunan veya kamu yararına ya da hizmetine tahsis edilen eşya hakkında işlenmesini düzenler.

Burada dikkat çeken nokta, malın mülkiyetinin belirleyici olmamasıdır. Eşya özel bir kişiye ait olsa bile kamu kurumunda ya da ibadet yerinde bulunuyorsa bent gündeme gelebilir. Ağırlaştırıcı neden, eşyanın bulunduğu yerin ya da tahsis amacının kamusal niteliğidir.

İkinci fıkradaki haller (m. 142/2)

İkinci fıkradaki hallerin AYM kararında yer alan metne göre (6545 sayılı Kanun sonrası) özeti şöyledir:

  • (a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak işlenen hırsızlık.
  • (b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle işlenen hırsızlık.
  • (c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya endişeden yararlanarak işlenen hırsızlık. Bentin devamı için kanun metnine bakılmalıdır.
  • (d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle işlenen hırsızlık.
  • (e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen hırsızlık.
  • (f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmî sıfat takınarak işlenen hırsızlık.
  • (h) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında işlenen hırsızlık.

Bu bentlerin her biri farklı bir ağırlaştırıcı gerekçeye dayanır. (a) ve (c) bentleri mağdurun içinde bulunduğu savunmasız durumdan ya da olağanüstü koşullardan yararlanılmasını ele alır. (b), (d) ve (e) bentleri failin kullandığı yöntemi öne çıkarır. (f) bendi failin kimliğini gizlemesine ya da sahte resmî sıfat kullanmasına bakar. (h) bendi ise eşyanın korunma biçimini dikkate alır.

Nitelikli hırsızlık cezası ne kadardır?

İkinci fıkra kapsamındaki hallerde öngörülen yaptırım beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıdır. Anayasa Mahkemesi kararında bu aralık, 142. maddenin ikinci fıkrası için ortak hüküm olarak anılmakta ve (h) bendi için açıkça belirtilmektedir.

Birinci fıkradaki (a) bendi bakımından güncel mevzuat metninde üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası görülmektedir. Bu aralığın fıkra ve bent eşleşmesi, mevzuat metninin çıktısından okunmuştur. Bu nedenle yazıyı kesin hüküm gibi değil, ön bilgi olarak değerlendirmeniz ve rakamı kanunun güncel metninden ayrıca doğrulamanız yerinde olur.

Eski düzenlemeyle karşılaştırma

Tarihsel bağlam için şu bilgi verilebilir: Anayasa Mahkemesine yapılan 2018/42 sayılı itiraz başvurusunda aktarıldığına göre 6545 sayılı Kanun öncesinde birinci fıkra için iki yıldan beş yıla, ikinci fıkra için üç yıldan yedi yıla hapis öngörülüyordu. Aynı başvuruda basit hırsızlık (m. 141) için bir yıldan üç yıla hapis cezası öngörüldüğü belirtilmektedir.

Bu aktarımın bir mahkemenin başvuru metnine ait olduğunu, bağlayıcı bir karar metni olmadığını da hatırlatmak gerekir. Yine de nitelikli hırsızlığa ilişkin ceza aralıklarının zaman içinde ağırlaştırıldığını göstermesi bakımından yol göstericidir.

Cezaların ağırlaştırılma gerekçesi

Anayasa Mahkemesi, 142. maddenin ikinci fıkrasındaki beş yıldan on yıla kadar hapis cezasının, nitelikli hırsızlık hallerinin etkili biçimde karşılanması bakımından gerekli ve elverişli olduğunu belirtmiştir. Karar gerekçesine göre kanun koyucu cezaları caydırıcılık amacıyla artırmıştır. Kararın nihai hükmünün (ret veya iptal) ve karar sayısının ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Gece vakti işlenmesi cezayı nasıl etkiler? (TCK m. 143)

TCK’nın 143. maddesine göre hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Kanunun ilk halinde bu oran "üçte birine kadar" idi; sonradan değişmiştir. Bunu kanunun ilk halindeki metin ile 6545 sayılı Kanunla değişik metni karşılaştırarak görebilirsiniz.

"Gece vakti" kavramı TCK’nın 6. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde tanımlanmıştır. Buna göre gece vakti, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden süredir. Dolayısıyla gece vaktinin başlangıcı ve bitişi takvim saatine göre değil, o gün ve o yer için güneşin batış ve doğuş zamanına göre belirlenir.

Artırımın somut olayda nasıl hesaplanacağı, temel cezanın belirlenmesine ve mahkemenin takdirine bağlıdır. Bu yazıda hesaplama örneği verilmemiştir; çünkü cezanın tayininde başka düzenlemeler de devreye girebilir ve bunlar bu yazının kapsamı dışındadır.

Bina veya eklentisi bendi ve Anayasa Mahkemesi yorumu (m. 142/2-h)

Eski (b) bendinden taşınan (h) bendi, uygulamada en çok tartışılan hallerden biridir. Bent iki durumu kapsar: Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmiş eşya ve bina ya da eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya.

Anayasa Mahkemesi, bu nitelikli halin oluşması için bina veya eklentilerine girmenin zorunlu unsur olmadığını belirtmiştir. Başka bir deyişle, binaya ya da eklentilerine girilmemiş olsa bile suç oluşabilir. Bu tespit (h) bendinin yorumuna ilişkindir. Başka bentler için genelleme yapılmamalıdır.

Bu bentte yer alan "muhafaza altına alınmış" ifadesinin sınırları, uygulamada olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Eşyanın nerede ve nasıl korunduğu, kilitli olup olmadığı ve yerin herkesin girebileceği bir yer olup olmadığı gibi sorular somut olayda belirleyici olur.

Bilişim sistemlerinin kullanılması ile hırsızlık (m. 142/2-e)

Bilişim sistemlerinin kullanılması ile hırsızlık (m. 142/2-e)

Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık da nitelikli haller arasında sayılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında bu halin, failin ekonomik değer taşıyan taşınır mallarla fiziki temas kurmadan bilişim sistemi üzerinden işlediği hırsızlık olarak ele alındığı görülmektedir. İlgili kararlara Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2009/11-193 sayılı itirazname dosyasına ilişkin kararından ve bilişim sistemi hırsızlığına ilişkin bir diğer Yargıtay kararından ulaşabilirsiniz.

Bu başlıkta verilen bilgi, kararların kısa özetlerine dayanır. Belirli bir olaya uygulanacak yorum için kararların tam metinleri esas ve karar numarasıyla birlikte incelenmelidir.

Şikâyet aranmaması: konut dokunulmazlığı ve mala zarar verme (m. 142/4)

142. maddenin dördüncü fıkrasına göre hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçu işlenirse, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma için şikâyet aranmaz. Fıkra, 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 6. maddesiyle eklenmiştir. Değişikliği 5560 sayılı Kanunla değişik metinde görebilirsiniz.

Bu düzenleme, hırsızlığa hazırlık veya aracılık eden fiillerin ayrı suç olarak şikâyete bağlı kalmamasını sağlar. Başka bir deyişle, hırsızlık amacıyla konuta girilmişse ya da mala zarar verilmişse, mağdurun şikâyetçi olup olmaması bu fiillerin soruşturulabilmesi için ön koşul değildir.

Hukuki tartışma: ölçülülük ilkesi

Nitelikli hırsızlık cezaları doktrinde ve yargı uygulamasında tartışma konusu olmuştur. Bir mahkeme, 142. maddenin ikinci fıkrasının (h) bendindeki beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile nitelikli yağma suçuna öngörülen yaptırım arasındaki dengesizliği gerekçe göstererek, ölçülülük ilkesine aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine itiraz yoluna gitmiştir. İtiraz metnine AYM’nin yayımladığı 2018/42 sayılı başvuru belgesinden ulaşılabilir.

Öte yandan Anayasa Mahkemesi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasının nitelikli hırsızlık hallerinin etkili biçimde karşılanması bakımından gerekli ve elverişli olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla tartışmanın iki ayrı kaynağı vardır: Başvuruyu yapan mahkemenin eleştirisi ve Anayasa Mahkemesinin kanun koyucunun amacına ilişkin değerlendirmesi. İkisi birbirinden ayrı tutulmalıdır.

Basit hırsızlıktan farkı nedir?

Basit hırsızlık TCK’nın 141. maddesinde, nitelikli hırsızlık ise 142. maddesinde düzenlenir. İkisi arasındaki temel fark, nitelikli halde kanunda sayılan ağırlaştırıcı nedenlerden birinin bulunmasıdır. Ağırlaştırıcı neden yoksa fiil basit hırsızlık olarak değerlendirilir. Ağırlaştırıcı neden varsa ceza aralığı yükselir.

Basit hırsızlığa ilişkin güncel ceza rejimi, değeri az olan eşyaya ilişkin hükümler, uzlaşma, etkin pişmanlık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve infaz gibi konular bu yazının kapsamı dışındadır. Bunlar ayrıca ele alınmalı ve güncel mevzuattan kontrol edilmelidir.

Bir olayın nitelikli hırsızlık sayılıp sayılmadığı nasıl değerlendirilir?

Bir olayı değerlendirirken şu soruların yanıtlanması gerekir:

  1. Eşya nerede bulunuyordu? Kamu kurumu, ibadete ayrılmış yer ya da kamu yararına tahsis edilmiş bir yer söz konusu olabilir (m. 142/1-a). Eşya kilitli bir yerde ya da bina veya eklentilerinde muhafaza altında da olabilir (m. 142/2-h).
  2. Fiil hangi yöntemle işlendi? Çekip alma, özel beceri, taklit anahtar ya da başka bir aletle kilit açma ve bilişim sistemi kullanımı yöntem odaklı bentlerdir.
  3. Mağdurun durumu neydi? Malını koruyamayacak durumda olması, ölmesi ya da doğal afet veya sosyal olayların doğurduğu korku ve endişe, bu halleri doğuran durumlardır.
  4. Fail kimliğini gizledi mi, resmî sıfat taktı mı? Tanınmamak için tedbir alma ya da yetkisi olmadığı halde resmî sıfat takınma (f) bendiyle ilgilidir.
  5. Fiil ne zaman işlendi? Gece vaktinde işlenmesi, TCK m. 143 uyarınca cezanın artırılmasına yol açabilir.

Bu soruların yanıtı bazen tek bir delille değil, olayın bütününe bakılarak belirlenir. Ağırlaştırıcı nedenin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği, maddî olayın nasıl kurulduğuna bağlıdır. Aynı olay için birden fazla bent gündeme gelebileceği gibi, hiçbir bent oluşmayabilir de. Bu durumda fiil basit hırsızlık olarak kalır.

Soruşturma ve kovuşturma sürecinde dikkat edilecekler

Nitelikli hırsızlık iddiasıyla karşılaşan kişi için kanunun hangi bendi esas aldığını öğrenmek ilk adımdır. İddianame ya da soruşturma evrakında hangi fıkra ve bendin uygulandığı, savunmanın yönünü belirler. Örneğin (h) bendinin yorumu ile (e) bendinin yorumu birbirinden farklı sorulara dayanır.

Bunun yanında olay sırasında hangi koşulların bulunduğu, eşyanın nerede ve nasıl korunduğu, gece vakti olup olmadığı gibi hususlar delillerle ortaya konulmalıdır. Bu başlıkta verilen bilgiler genel çerçeveyi gösterir. Somut dosya için hukuki değerlendirme, belgeler incelendikten sonra yapılabilir.

Sonuç

Nitelikli hırsızlık, hırsızlığın TCK m. 142’de sayılan ağırlaştırıcı hallerle işlenmesidir. Birinci fıkra kamu kurumu, ibadet yeri ve kamu yararına tahsis edilen eşyaya odaklanır. İkinci fıkra ise mağdurun durumu, failin yöntemi ve eşyanın korunma biçimi gibi farklı ağırlaştırıcıları sayar ve beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörür. Gece vakti işlenmesi halinde TCK m. 143 uyarınca ceza yarı oranında artırılır.

Madde 6545 sayılı Kanunla değiştirilmiş olduğundan, eski kaynaklardaki bent numaraları bugünkü numaralandırmayla uyuşmayabilir. Bu nedenle bir olayı değerlendirirken kanunun güncel metnini ve ilgili yargı kararlarını birlikte incelemek gerekir.

Sık sorulan sorular

Nitelikli hırsızlık nedir?

Nitelikli hırsızlık, hırsızlığın 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde sayılan ağırlaştırıcı hallerden biriyle işlenmesidir. Kamu kurumundaki ya da ibadet yerindeki eşya, kilit açma, bilişim sistemi kullanımı ya da bina ve eklentileri içinde muhafaza altındaki eşya gibi haller bu kapsamdadır.

Nitelikli hırsızlık cezası kaç yıldır?

TCK m. 142'nin ikinci fıkrasındaki hallerde ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir. Birinci fıkradaki hal için güncel metinde üç yıldan yedi yıla kadar hapis görülmektedir. Bu aralığın fıkra eşleşmesinin mevzuat.gov.tr'deki güncel metinden ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Gece vakti hırsızlık cezayı artırır mı?

Evet. TCK m. 143'e göre hırsızlığın gece vakti işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Gece vakti, güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat evvele kadar süren dönemdir (TCK m. 6/1-e).

Binaya girmeden de nitelikli hırsızlık oluşur mu?

Anayasa Mahkemesi, TCK m. 142/2-h bendinin oluşması için bina veya eklentilerine girmenin zorunlu olmadığını belirtmiştir. Bu tespit yalnızca (h) bendinin yorumuna ilişkindir ve diğer bentlere genellenmemelidir.

Hırsızlık amacıyla konuta girilmesi için şikâyet gerekir mi?

TCK m. 142/4'e göre hırsızlık amacıyla işlenen konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçlarında soruşturma ve kovuşturma için şikâyet aranmaz. Bu fıkra 5560 sayılı Kanunla eklenmiştir.

İlgili yazılar