Özgür Önder

Tehdit Şikayete Tabi mi? Suçun Türleri ve Cezaları

Tehdit Şikayete Tabi mi? Suçun Türleri ve Cezaları

Tehdit suçu bütünüyle şikayete bağlı değildir; şikayet şartı yalnızca bir türü için aranır. Kişinin can, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı tehdidinde soruşturma için şikayet aranmaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarar veya sair bir kötülük tehdidinde ise soruşturma mağdurun şikayeti üzerine yapılır. Kısacası “tehdit şikayete tabi mi” sorusunun yanıtı, tehdidin neyi vaat ettiğine göre değişir.

Bu yazıda ayrımın Türk Ceza Kanunu’nun hangi hükmünden doğduğunu, ölümle tehdidin ve mesajla tehdidin cezasının nasıl belirlendiğini ve son yıllardaki kanun değişikliklerini kaynaklarıyla birlikte ele alıyoruz. Yazı genel bilgilendirme amacı taşır; belirli bir olay için hukuki görüş yerine geçmez.

Tehdit suçu şikayete tabi mi? Kısa yanıt

Tehdit suçunun iki ayrı rejimi vardır:

  • Şikayete bağlı olmayan tür: Can, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik bir saldırıda bulunulacağı tehdidi. Bu tür için şikayet şartı yoktur.
  • Şikayete bağlı tür: Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarar uğratılacağı veya sair bir kötülük yapılacağı tehdidi. Bu türde soruşturma mağdurun şikayeti üzerine yapılır.

Bu ayrım, TCK m.106/1’in cümle yapısından gelir. Kanunun güncel metnine mevzuat.gov.tr üzerindeki Türk Ceza Kanunu metninden ulaşabilirsiniz. Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı Türk Ceza Kanunu ilgili maddeler derlemesinde de m.106’nın fıkraları yer alır.

TCK m.106 nasıl kurulmuştur?

Tehdit suçu TCK m.106’da düzenlenir. Madde üç fıkradan oluşur ve her fıkranın işlevi farklıdır:

  • Birinci fıkra: Suçun temel hâlini düzenler. Kendi içinde üç cümleye ayrılır. Birinci cümle can, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı tehdidini, ikinci cümle bu suçun kadına karşı işlenmesini, üçüncü cümle malvarlığı veya sair kötülük tehdidini kapsar.
  • İkinci fıkra: Nitelikli hâlleri sayar. Araştırdığımız kaynaklarda “silahla” ve “birden fazla kişi tarafından birlikte” işlenme hâlleri görünmektedir.
  • Üçüncü fıkra: Tehdit amacıyla başka suçların da işlenmesi durumunu düzenler.

Şikayet sorusunun cevabı esas olarak birinci fıkradaki cümle ayrımında yatar. Bu nedenle olayda hangi cümlenin uygulanacağını belirlemek, yapılacak ilk değerlendirmedir.

Şikayete bağlı olmayan tehdit

Can, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit

TCK m.106/1 birinci cümle, can, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı tehdidini düzenler. Öngörülen ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Bu tür bir tehdidin soruşturulması için mağdurun şikayeti şart değildir.

Bu sonuç Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı Uzlaştırma Kapsamına Giren Suç Listesi ile de örtüşür. Dosya adındaki tarihe göre 5 Ağustos 2026 tarihli güncel sürümde m.106/1 birinci cümle, “şikayete tabi mi?” sütununda “Hayır” olarak gösterilmektedir.

Şikayet aranmaması, soruşturmanın başlaması bakımından mağdurun şikayetinin şart olmadığı anlamına gelir. Bu, tehdidin ispatlanmış sayılması anlamına gelmez; olayın gerçekten kanundaki tehdit tanımına uyup uymadığı soruşturma ve yargılama sürecinde değerlendirilir.

Suçun kadına karşı işlenmesi

m.106/1 ikinci cümleye göre bu suç kadına karşı işlenirse cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Böylece kadına karşı işlenen hâlde ceza dokuz aydan iki yıla kadar hapis olur. Bu cümle, 27 Mayıs 2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7406 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle m.106/1’e eklenmiştir.

Adalet Bakanlığı listesinde bu cümle de “Hayır” olarak, yani şikayete tabi olmayan suç olarak yer alır. Dolayısıyla can, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit kadına karşı işlense de şikayet şartı doğmaz; değişen şey cezanın alt sınırıdır.

Şikayete bağlı tehdit

Şikayet şartı, m.106/1 üçüncü cümleye giren tehditte vardır. Bu cümle, malvarlığı itibarıyla büyük bir zarar uğratılacağı veya sair bir kötülük yapılacağı tehdidini kapsar. Güncel mevzuat metnine göre soruşturma bu hâlde “mağdurun şikayeti üzerine” yapılır ve ceza iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Adalet Bakanlığı listesi de aynı sonucu gösterir: “şikayete tabi mi?” sütununda “Evet”, ceza ise iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası olarak yazılıdır.

İki noktaya dikkat etmek gerekir:

  • “Sair kötülük” kavramının sınırları olay bazında belirlenir. Araştırdığımız kaynaklarda bu kavramın tanımı veya somut örnekleri yer almadığından burada örnek sıralamıyoruz.
  • Şikayet süresi, şikayetten vazgeçmenin sonuçları gibi usul konuları bu yazının kapsamı dışındadır. Bu konularda güncel mevzuatın ve dosyadaki somut durumun ayrıca incelenmesi gerekir.

Mevzuat değişiklikleri: 7550 ve 7406 sayılı Kanunlar

Tehdit suçuna ilişkin hükümler son yıllarda iki kez değişmiştir.

7406 sayılı Kanun (2022)

27 Mayıs 2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7406 sayılı Kanun, 6. maddesiyle m.106/1’e, suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırının dokuz aydan az olamayacağı yönünde bir cümle eklemiştir. Kanun metninde “şikayete bağlıdır” diyen başka bir cümle de geçer; ancak bu cümlenin TCK m.106 ile ilişkisi doğrulanamadığından tehdit suçunun şikayet rejimini anlatırken bu cümleye dayanmıyoruz.

7550 sayılı Kanun (2025)

4/6/2025 tarihli 7550 sayılı Kanun’un 11. maddesi, m.106/1’e “iki aydan” alt sınırını eklemiştir. Bu bilgi, mevzuat.gov.tr’deki Türk Ceza Kanunu metninin dipnotunda yer alır. Eski metinde şikayete bağlı tehdit için yalnızca “altı aya kadar hapis veya adli para cezası” yazılıydı; eski metne Adalet Bakanlığı Adli Sicil Genel Müdürlüğü’nde yayımlanan sayılı Türk Ceza Kanunu metninden ulaşılabilir. Değişikliğin amacı TBMM haber metninde “caydırıcılık” olarak anlatılmaktadır.

Kanunun yürürlük tarihi ve m.106’nın ikinci fıkrasında ne gibi bir değişiklik yapıldığı kaynaklarda doğrulanamamıştır. Hangi metnin uygulanacağı, fiilin işlendiği tarihe ve yürürlük hükümlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Ölümle tehdidin cezası

Ölümle tehdidin cezası

Ölümle tehdit, hayata yönelik bir saldırıda bulunulacağı tehdididir ve m.106/1 birinci cümleye girer. Cezası, uygulanan fıkraya göre değişir.

Temel hâl

Hayata yönelik saldırı tehdidinde ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Bu aralık, Türk Ceza Kanunu ilgili maddeler derlemesinde ve Anayasa Mahkemesi’nin 2025/125 sayılı kararında da görülür. Ölümle tehdit şikayete bağlı değildir.

Kadına karşı işlenmesi

Ölümle tehdit kadına karşı işlenirse alt sınır dokuz aydır; yani ceza dokuz aydan iki yıla kadar hapis olur. Bu düzenleme 7406 sayılı Kanun ile getirilmiştir ve güncel mevzuat metninde yer almaktadır.

Silahla işlenmesi

m.106/2 kapsamında tehdidin “silahla” işlenmesi hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülür. Bu hükmü ve m.106/1’in birinci cümlesini Anayasa Mahkemesi’nin 2025/8 esas ve 2025/125 karar sayılı norm denetimi kararı inceler. Karara konu olay, eşe “seni öldürürüm” denilip silahın doğrultulmasıdır. Bu örnek, ölümle tehdidin silahla birleştiği tipik bir tablodur. Kararın sonucuna ve gerekçesine bu yazıda girmiyoruz; ayrıntı için kararın kendisine bakılmalıdır.

Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi

m.106/2-c bendi uyarınca tehdidin birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde de iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülür. Bu bilgi, Anayasa Mahkemesi’nin 2011/114 sayılı kararının 2011 tarihli Resmî Gazete metnine dayanır. Madde sonradan değiştiği için bu bentteki bilginin güncel metinle teyit edilmesi gerekir. m.106/2’nin diğer bentleri de kaynaklarımızda doğrulanamadığından burada sıralanmamıştır.

Tehdit amacıyla başka suç işlenmesi

m.106/3’e göre tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçu işlenirse, ayrıca bu suçlardan da ceza verilir. Yani tehdit ile birlikte bu eylemler gerçekleşmişse sorumluluk yalnızca tehdit suçuyla sınırlı kalmaz.

Nitelikli hâllerde şikayet aranmaz

Adalet Bakanlığı’nın istinaf incelemesinde karşılaşılan hatalı uygulamalara ilişkin notunda, m.106/2’deki nitelikli hâllerde şikayet aranmadığı ve ayrı yaptırım öngörüldüğü belirtilir. Dolayısıyla silahla veya birden fazla kişiyle birlikte işlenen tehdit, şikayete bağlı değildir.

Burada önemli bir nokta vardır: Aynı kişi malvarlığı veya sair kötülük tehdidinde bulunmuşsa temel hâl şikayete bağlıdır; ancak bu tehdit m.106/2’deki nitelikli hâllerden biriyle işlenmişse, bu nitelikli hâlde şikayet aranmaz. Bu konuda kaynaklarımızdaki bilgi yukarıdaki not ile sınırlıdır. Olayın hangi hükme girdiği, dosyaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Yazıdaki aralıklar kanundaki alt ve üst sınırlardır. Somut olayda verilecek ceza, mahkemenin dosyadaki koşullara göre yapacağı değerlendirmeye bağlıdır.

Tehdit mesajı cezası

Mesajla tehdit için ayrı bir madde veya ayrı bir ceza öngörüldüğüne dair bir hüküm araştırdığımız kaynaklarda bulunmadı. Dolayısıyla kısa mesaj, mesajlaşma uygulaması veya başka bir yazılı ya da sesli iletiyle yapılan tehdit, yine TCK m.106 çerçevesinde değerlendirilir. Cezayı belirleyen şey tehdidin iletildiği araç değil, mesajın hangi kötülüğü vaat ettiğidir:

  • Can, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit: m.106/1 birinci cümle uygulanır; ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir ve şikayete bağlı değildir.
  • Malvarlığı veya sair kötülük tehdidi: m.106/1 üçüncü cümle uygulanır; soruşturma mağdurun şikayeti üzerine yapılır ve ceza iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Mesajın kadına karşı gönderilmesi veya silah gibi nitelikli bir unsurun bulunması gibi durumlarda, yukarıda anlatılan alt sınır ve nitelikli hâl hükümleri de gündeme gelir. “Mesajla tehdit şu kadar ceza alır” şeklinde mesaja özgü tek bir rakam vermek bu nedenle doğru olmaz. Mesajın metni, bu yüzden hangi fıkranın uygulanacağını belirleyen asıl unsurdur.

Somut olayda hangi fıkranın uygulanacağını ne belirler?

Bir olayda şikayet gerekip gerekmediğini ve cezanın hangi aralıkta olduğunu değerlendirirken şu sorulara bakılır:

  1. Tehdit neyi vaat ediyor? Can, vücut veya cinsel dokunulmazlığa saldırı mı, yoksa malvarlığına büyük zarar veya sair bir kötülük mü? Bu, şikayet şartının var olup olmadığını belirler.
  2. Mağdur bir kadın mı? Öyleyse m.106/1 ikinci cümledeki dokuz aylık alt sınır devreye girer.
  3. Silah kullanılmış mı? Silahla tehdit nitelikli hâldir ve ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir.
  4. Tehdit birden fazla kişi tarafından birlikte mi yapılmış? Bu da nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir; güncel bent metni teyit edilmelidir.
  5. Tehdit amacıyla başka bir suç da işlenmiş mi? Kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme varsa m.106/3 uyarınca ayrıca ceza verilir.
  6. Hangi tarihli metin uygulanacak? 7406 ve 7550 sayılı Kanunlar nedeniyle fiilin işlendiği tarih önemlidir.

Sık karıştırılan noktalar

“Tehdit her zaman şikayete bağlıdır” yanlışı

Bu yaygın bir yanlış anlamadır. Şikayet şartı yalnızca m.106/1 üçüncü cümleye giren tehdit türü için vardır. Can, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ve nitelikli hâller şikayete bağlı değildir.

“Mesajla yapılan tehdit farklı işlem görür” yanlışı

Mesajla tehdit için ayrı bir şikayet rejimi veya ayrı bir ceza hükmü kaynaklarda bulunmadı. İletim şekli değil, tehdidin içeriği belirleyicidir.

“Silahla tehditte de şikayet gerekir” yanlışı

Nitelikli hâllerde şikayet aranmadığı, Adalet Bakanlığı’nın yukarıda anılan notunda belirtilmektedir. Silahla tehdit m.106/2’ye girer ve ayrı bir yaptırıma bağlanmıştır.

Temel hâl şikayete bağlıysa nitelikli hâl de bağlı mıdır?

UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı’nda yer alan bir Yargıtay kararında, suçun temel hâli şikayete bağlı olsa bile nitelikli hâllerin otomatik olarak şikayete bağlı olmayacağı ilkesi anlatılır. Ancak bu karar TCK m.105 (cinsel taciz) ile ilgilidir. Tehdit suçuna doğrudan uygulanabilmesi için ayrıca bir kaynak gerekir; bu nedenle bu ilkeyi tehdit suçuna uygulanmış bir kural gibi sunmuyoruz.

Uzlaştırma listesi hakkında bir not

Adalet Bakanlığı’nın Uzlaştırma Kapsamına Giren Suç Listesi’nde m.106/1 birinci ve ikinci cümle yer alır. Bu bilgi, listenin içeriğini göstermekle sınırlıdır. Uzlaştırmanın dayanağı olan Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerini ve uzlaştırma şartlarını bu yazıda ele almıyoruz; çünkü bu konuda kaynaklarımızda doğrulanmış bilgi yoktur.

Yazının sınırları

Bu yazıdaki bilgiler, yalnızca yukarıda bağlantısı verilen resmî kaynaklara dayanır ve bazı noktalar bilinçli olarak açık bırakılmıştır:

  • 7550 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi ve m.106/2 üzerindeki etkisi doğrulanamamıştır.
  • m.106/2’nin güncel bent listesi doğrulanamamıştır; yalnızca silahla ve birden fazla kişiyle birlikte işlenme hâlleri kaynaklarda görülmüştür.
  • Şikayet süresine ilişkin bir bilgi verilmemiştir.
  • Tehdit suçunda şikayet ayrımı veya mesajla tehdit konusunda bir yargı kararı bulunamadığından içtihada dayalı bir değerlendirme yapılmamıştır.

Tehdit içeren bir mesaj almış, tehdit ettiğiniz iddiasıyla karşılaşmış veya hakkınızda bir soruşturma başlamışsa, olayın hangi fıkraya girdiğini ve güncel mevzuatın nasıl uygulanacağını dosya üzerinden değerlendirecek bir hukukçudan destek almanız yerinde olur.

Sık sorulan sorular

Tehdit suçu şikayete tabi mi?

Bütünüyle değildir. Can, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı tehdidi (TCK m.106/1 birinci cümle) şikayete bağlı değildir. Malvarlığı itibarıyla büyük zarar veya sair kötülük tehdidinde (m.106/1 üçüncü cümle) soruşturma mağdurun şikayeti üzerine yapılır.

Ölümle tehdidin cezası nedir?

Hayata yönelik saldırı tehdidinde ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Suç kadına karşı işlenirse alt sınır dokuz aydır. Silahla işlenirse m.106/2 gereği iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülür. Ölümle tehdit şikayete bağlı değildir.

Tehdit mesajı cezası ayrıca düzenlenmiş mi?

Araştırılan kaynaklarda mesajla tehdit için ayrı bir madde veya ayrı bir ceza bulunmadı. Mesajın içeriği hangi kötülüğü vaat ediyorsa ona uygun fıkra uygulanır: can veya vücut tehdidinde m.106/1 birinci cümle, malvarlığı veya sair kötülük tehdidinde üçüncü cümle.

Silahla tehditte şikayet gerekir mi?

Adalet Bakanlığı'nın istinaf incelemesine ilişkin notuna göre m.106/2'deki nitelikli hâllerde şikayet aranmaz. Silahla tehdit nitelikli hâldir ve ayrı bir yaptırıma bağlanmıştır.

Şikayete bağlı tehdidin cezası nedir?

Güncel mevzuat metnine göre malvarlığı veya sair kötülük tehdidinin cezası iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. İki aylık alt sınır, 4/6/2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenmiştir.

İlgili yazılar